23 Ağustos 2009 Pazar

Selden Öte, Selden Ziyade

Oğuz Haksever'in resim altına, üstüne, her yerine mana katan sesi ile "O Anlar" programını izlerken fotoğraflardan ziyadesiyle etkilenmek ile düz yazı olarak okurken çok da tadına varamadığınız Orhan Veli şiirlerini Müşfik Kenter'den dinlemek arasındaki benzerliği kendi anlayışsızlığımızla açıklamak da mümkündür belki ama ses denen şey hakikaten çok mühim bu işlerde.

Bunun yanında; şiir olsun, fotoğraf olsun, bir başkasının sesine / yorumuna ihtiyaç olmaksızın adamı eşşekten düşmüşe çeviren şeylere rastlamak da var. Bu resim gibi...

17 Ağustos 1999 depreminin 10. yılını geride bırakan geçtiğimiz günlerde, Tayvan'ın üzerinden (yetkililerin söylediğine göre son 50 yılın en büyüğü) bir fırtına ve sel felaketi geçti. Bu felaket esnasında 14.000'den fazla insanın kurtulduğu ancak ölü sayısının yüzlerle ifade edildiği söyleniyor. Resmin meali de burada gizli.

İşte o "yüzlerle ifade edilen" ölüleri bulmak için Tayvan askerleri toprağı kokluyorlar. Ne elim mesai!

Hiç yorum yok: