5 Ağustos 2009 Çarşamba

Cici. Üzücü.

Yeni bir mizah dergisi çıktığı haberini buradan, derginin okurlara hitap yazısını ise mcD'nin bu yazısından öğrendim. O iki arada bizim Fasulyeden'e şunu yazmış bulunmuştuk:
"Cici diye bir mizah dergisi çıkmış. Alpay Erdem, Göksel ve Yetkin başta, 12 kişi saydım kapakta... "Tayyip'siz Mizah Dergisi" lafı biraz tuhaf geldi ama saygı duyarım. Görmek lazım"

mcD'nin yer verdiği hitabetlerinden sonra, "Görmek lazım" kısmını rafa kaldırmak yerinde olur. Bundan daha fazlasını görmeyeyim mümkünse. Hala tercihlerine saygı duymak gerektiğini düşünüyorum ama bunun dile geliş biçimi, yani siyaset ile harmanlanmış mizahı "Kurnazlık" olarak değerlendirmiş olmaları üzücü oldu benim için.

Bizim küçüklüğümüzün mizah tarihi Gırgır'la başlar. O zamanlarda ve çok daha öncesinden itibaren, ülke siyasetine (hatta gidişatına) dair en doğru tespitleri yapanlar mizah dergileriydi, mizahçılardı; ve belki hala da öyleler. "Türkiye'nin Jeopolitik ve Stratejik Açılardan Önemi" diye başlayıp, hemen ardından "dış ve iç mihraklar" nutukları fışkırtan ya da bunları hepten yok gören onlarca, yüzlerce yıllık siyasi dezenformasyonlara karşı satırbaşlarıyla da olsa salt bilgiyi kitlelere ulaştıran da; "Aman ha çökerler, mökerler, neme lazım" korkusunu toplumun üzerinden kaldırmayı deneyenler de onlardı.

Bugün, sevelim ya da sevmeyelim, alalım ya da almayalım, mizah dergilerine ve çizerliğin bu yakasına saygı duymak zorundayız. Çünkü karşı yakada Salih Memecan örneği duruyor.

Bayii raflarına gelen her mizah dergisi gülümsetir beni. Buna da sevindim. Lakin Cici, bir miktar üzücü geldi.

Hiç yorum yok: