23 Ağustos 2009 Pazar

Avatar

Sinema aleminde etraf bir süre avatardan geçilmeyecek anlaşılan.

Anime olarak büyük sempatiyle yaklaştığımız ama M. Night Shyamalan tarafından beyaz perdede anasının belleneceğine kesin gözüyle baktığımız "Avatar : The Last Airbender" bir yanda dursun, yukarıdaki ikiliyi tekrardan bir araya getiren "Avatar" projesi daha bir ilgi çekici geliyor kulağa.

James Cameron "Alien" serisinin en hareketlisi olan ikinci filmde Teğmen Ripley'nin yönetmeni koltuğundaydı. Avatar, 1954 doğumlu Cameron'u ve ondan beş yaş büyük "abla" Weaver'ı tekrar biraraya getiriyor. "The Tale of Despereaux" ve "Wall-E" deki seslendirme performanslarını saymazsak, Weaver uzun zamandır (en azından bizim için) gözlerden uzaktı.

Filmin konusu ise şöyle:
"In the future, Jake, a paraplegic war veteran, is brought to another planet, Pandora, which is inhabited by the Na'vi, a humanoid race with their own language and culture. Those from Earth find themselves at odds with each other and the local culture."

Hiç yorum yok: