6 Ağustos 2009 Perşembe

Ayşe Arman Strikes Back

Yakın zamanda gündemin üzerinden bir Hüseyin Üzmez vakası geçti. Hatta daha geçmedi, geçmekte... Aslında bir memleket gerçeği olarak, "Hüseyin Üzmez'in Yaptıkları Gibi" diye bir parantez açılsa, kapanmak bilmez. Çünkü emsalleri bin beş yüz tane. Duyulur, duyulmaz (ki çoğu duyulmaz) ayrı mesele ama geçmişte ve bugün kadına dair yaşananlar toplumla ve tarihle biraz ilgili birinin bile karamsarlıkla tahmin edebileceği kadar ağır düzeyde. Belki sadece "Kadın" demek de yanlış. Nerede okuduğumu anımsamıyorum ama geçende yapılan bir araştırmada "Türkiye'de tacize uğrayan erkek çocuk sayısının, neredeyse aynı hareketlere maruz kalan kız çocuk sayısından fazla olduğu" yönünde bir bilgi gözüme çarpmıştı. Evvelsi gün de camii tuvaletinde tecavüze uğrayan 14 yaşındaki bir çocuğa dair haber düştü ajanslara. Hastalıklı bünyeler yetiştirmek konusunda el ele vererek başarı sağlamış, kitleler ve onların tepesindeki bürokrasi...

Gündemcan (!) Ayşe Arman 17 yaşında bir kızla evlenen 71 yaşındaki Halis Toprak'la röportaj yapmış. Herhangi birisi evlenmiş, evlenmemiş, yapmış, etmiş, azmış, normalmiş; bunlar, bana kalırsa "bir yerden sonra" kimseyi ilgilendirmez. 17-18 yaşında bir kızı kendisine eş seçen insan "Para var, imkan var" cümlesinden başlar, "Teneşir değil, hatun paklar beni kardeşim" cümlesine kadar gider. Keza kızın ve ailesinin durumu da böyle.

Fakat memleket alışkanlıklarının tam ortasında "gizliden gizliye" genel kabul görmüş bir hastalık, yani "Kız-Erkek Demeden Çocuk Denen Şeyin Taciz Edilmesi" dururken bu evliliklere ve sonrasına verilen tepkinin de üsturuplu / mesafeli olması gerekir.

Hüseyin Üzmez'i haklı olarak lanetleyen insanların içerisinde, haklı olarak yer alan Ayşe Arman vb. isimlerin "Bana kalırsa evlilik yaşı 15'e çekilmeli. 15 yaşında kız bulacağım da almayacağım. Ne yani, salak mıyım ben?" diye içtenlikle soran bir insana karşı neden musamahakar davrandığına dair mantıklı bir açıklama olabilir mi? Hüseyin Üzmez denen herif-i naşerifin ve pişmiş kelle suratlı karısının yaptığı "Alan razı, satan razı. Kime ne?" açıklamasından ne farkı var bunun? Bunlar mide bulandırmazsa, ne mide bulandıracak?

1 yorum:

koskorcuk dedi ki...

ulan bu Ayşe Arman denen kaşar gazeteci diye sayılıyor ve baş tacı yapılıyor ya bu ülkede yazıklar olsun. nedir bu karının yaptığı soyleşilerin amacı? bu arada halis toprak da tam bir şeref yoksunu ırz düşmanıymış.