11 Ağustos 2009 Salı

The Children Of Huang Shi

Jonathan Rhys Meyers'i, Natalie Dormer'ın yanında olmayınca tanıyamadım en başta. Tudors'da, VIII. Henry olarak, Anne Boleyn'in kafasını kestirip, kendisini ziyafetin kollarına bırakırken görmüştüm en son.

Radha Mitchell'de tam Bond kızı olacak tip var. Ama Bond'un esas kızı değil; Moneypenny'de değil. Nasıl izah edeyim; Bond'un vuslatına / yatağına ikinci sıradan giren yardımcı ajan gibi...

Yun-Fat Chow ve Michelle Yeoh ise "Crouching Tiger, Hidden Dragon"dan sonra "Karı koca lan bunlar gerçek hayatta" deseler inanacağımız iki insan durumunda; o derece uyumlu ve kaliteler ama bu projede bir arada gözükmüyorlar.

Çocukların iyi oyunu, senaryonun gerçeğe yakınlığı ve İkinci Dünya Savaşı'nın sinemaya gelişlerini Avrupa cephesinden alıp, Asya'ya taşıması falan derken, yüz küsur dakika haldır huldur geçiyor. Belki ana hikayeye, yani George A. Hogg'un yaşam hikayesine biraz daha bağlı kalınsa, ortaya daha iyi bir iş çıkabilirdi ama bu tip filmlerde "History Channel elinden çıkmış gibi olmasın" diye oynamalar yapılabiliyor, malum.

Velhasıl izlenir... İzlenirken Japon Ordusu'na bol bol küfredilir. Sonra Amerikan Ordusu'na küfredilir. Sonra biri, sonra öbürü, sonra beriki derken, üzerinden geçilmemiş İkinci Dünya Savaşı Ordusu kalmaz. Bilgisayar kapatılır. Sanat müziği açılır, bir nebze rahatlanır.

Hiç yorum yok: