24 Ağustos 2009 Pazartesi

Adam Olacak Lisa

Lisa Leslie sezon sonunda basketbolu bırakacağı için, bu efsane oyuncu hakkında yazılıp çizilen veda arifesi yazıları çoğaldı.

WNBA başkanı Donna Orender'ın "Wnba'de, bölgesel liglerde ve hatta ülke çapındaki bütün genç liglerinde Lisa Leslie'ye minnet duymayan ya da onu ikon olarak görmeyen tek bir oyuncuya bile rastlayamazsınız" şeklindeki demeci ve Sue Bird'ün "İnsanlar ona baktığı zaman bayan basketbolu ve WNBA'i görüyor" demesi de gösteriyor ki, bizim usul ikoncanlıktan asıl ikonluğa ince (!) bir çizgi var, aşılması gereken.

Hamileliğini geçirdiği 2007 sezonu dışında, 12 sezon boyunca aralıksız oynayan ve milyon tane başarıya imza atan (Sekiz kez All-Star, üç kez normal sezonun en değerli oyuncusu, üç kez All Star'ın en değerli oyuncusu, iki kez finallerin en değerli oyuncusu, iki kez lig şampiyonu, iki kez ligin en iyi savunma oyuncusu, 6000 sayı barajını geçen ilk oyuncu, bir maçta smaç yapan ilk oyuncu, on yılın en iyi takımı üyesi ve dört tane olimpiyat madalyası sahibi) ve daha orta bire giderken 1.80 boyunda olan Leslie, henüz 7 yaşındayken evdeki kağıtlarda imza çalışmaları yapıp, ne yaptığını soranlara da "Benden imza isteyenlere hangisini vereceğimi kararlaştırıyorum" diyormuş. "Adam olacak çocuk bokundan belli olur" genel (ve tuhaf) kanısının yanına "imzasını" da ekleyebiliriz böylelikle.

Basketbolu bırakırken; Candace Parker, Sylvia Fowles ve Sue Bird gibi isimlerin oynuyor olması Lisa'yı çok memnun ediyormuş; "Onlar gibi oyuncular ligi daha ileriye taşıyacaklardır" diye konuşmuş. Doğrudur, belki her şey daha iyi olacaktır ama yıldız bir basketbolcunun gidişine de hüzünlenmemek elde değil.

Günün birinde tekrar Türkiye'ye yolun düşerse Caferağa'ya bir uğra da; sorsalar "Kariyerimin en tuhaf transit duraklarından birisiydi. Fena halde içki kokan bir sürü ayyaşın bana 'Go Home' diye bağırmasına, aradan yıllar geçmesine rağmen, hala anlam veremiyorum" cevabı vermen muhtemel o mekandan rakıya gidelim hep beraber. Gerçi Rusya'da rövanşı siz almıştınız ama nasıl koymuştuk Spartak'a Kadıköy'de? No offense!

Hiç yorum yok: