Warcraft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Warcraft etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Ekim 2010 Salı
Cataclysm
World Of Warcraft'ın Cataclysm'i 7 Aralık tarihinde raflara düşecek. Aşağıda fragmanı, yukarıda ise özel mouse ekipmanını görüyoruz ve "aharoheeyyyy" diye bağırmaktan kendimizi alamıyoruz.
Azeroth'ta bir yerlerde bıraktığımız 80 level hunterı ele alma vakti geliyor.
3 Kasım 2009 Salı
Ya Figür Ya Warcraft
Biraz reklam tadında olacak ama DC Unlimited sapıtınca, bize de ayak uydurmak kaldı.World Of Warcraft'ın yeni figür serisi ve "daha neler neler" için buradan buyurun.
Bir "Horde Coin Set" var ki, al, evde bir köşeye koy, sonra da gelen gidene anlat Ziya gibi.
- Ben bir gün Azeroth'dayken...
- Nerdeyken, nerdeyken?
- Azeroth'tayken.
- Haaa Azeroth'tayken.
23 Temmuz 2009 Perşembe
Raimi @ Warcraft
Biz bu yukarıdaki şekilde başladık maceraya. Mouse Bilgisayar'dan oyunu kaptığımız gibi sabahladık. II, III, Frozen Throne, mmorpg falan derken de bugünlere geldik.Henüz ne konusu, ne kadrosu, ne fragmanı, ne de başka bir şeyi belli olmayan ("açıklanmayan" demek daha doğru olacak) Warcraft filmine dair ilk bilgi geldi şirketten. Spider Man filmlerinin yönetmeni Sam Raimi ile anlaşılmış. Haberi de burada. Hayırlara vesile olsun...
24 Mart 2009 Salı
Online Figür

Yorumlarda kalmasın, buraya da alalım.
Adresimiz şu
World Of Warcraft evreninde yarattığımız karakterimizi, buradan figür haline getirip, sipariş edebiliyoruz. Gerçi Türkiye'ye gönderim yok ama Amerika kıtasındaki kardeşlerimiz sağolsun. Delirip, sipariş edersek, zarfa koyup gönderme ricamızı kırmazlar sanırım...
Her ne kadar helm gözükmüyor olsa da diğer aksesuarlar tamam? Ne dersin Doğa?
22 Ocak 2009 Perşembe
Banshee
World of Warcraft'ta, Undercity'de mukim Kralice Sylvanas'in yaverligini yapan "Fallen Elves" ablalarimizin kokenini arz edelim:In Irish legend, a banshee wails around a house if someone in the house is about to die. There are particular families who are believed to have banshees attached to them, and whose cries herald the death of a member of that family.
18 Eylül 2008 Perşembe
Arthas Sahne Aliyor.
17 Agustos 2008'de "Bir kac aya kadar cikiyor" demistik. Zaman cabuk gecti ve kesin tarihi acikladi Blizzard.
World Of Warcraft'in yeni paketi olan ve Northrend bolgesini aleme acacak olan "Wrath Of The Lich King" 13 Kasim'da piyasada. Oyunun ilk hero classi Death Knight da gorucuye cikiyor yeni paketle.
O piyasada da biz neredeyiz? Kazak ellerinde oyuna baslamak icin bir miktar daha bekleyecegiz maalesef. Ve biz 66'larda surunup, 70'i tirmalarken, Cem "Druid" Bengisu 80 yollarinda olacak.
Gazamiz mubarek olsun.
World Of Warcraft'in yeni paketi olan ve Northrend bolgesini aleme acacak olan "Wrath Of The Lich King" 13 Kasim'da piyasada. Oyunun ilk hero classi Death Knight da gorucuye cikiyor yeni paketle.
O piyasada da biz neredeyiz? Kazak ellerinde oyuna baslamak icin bir miktar daha bekleyecegiz maalesef. Ve biz 66'larda surunup, 70'i tirmalarken, Cem "Druid" Bengisu 80 yollarinda olacak.
Gazamiz mubarek olsun.
3 Eylül 2008 Çarşamba
Cem, Cem, Cengaver...
Yazilarimizda muteaddit kereler bahsettigimiz bir kardesimizi agirliyoruz.
Bizim fakirhane blog, nev-i sahsina munhasir ve hakikaten "personal" bir blog oldugu icin kendisi (oz kardesim sayildigi gibi) imtiyaz sahibi sayilir burada.
Bu gencecik kardesimle ilk kez Kucukyali ara mahalle dortyolda tanistigimizdan (ve dogdugundan) bugune, 10 kusur sene gecmis. En buyuk tesrik-i mesaimizi, bilgisayar basinda WoW oynarken verdik. Kendisi oyuna dair ilk zamanlardaki acemi vaziyetlerimizi anlatmis.
Mikrofonlarimiz Bodrum'da...
---------------------------------
Selam. Ben Cengaver!
Barış abimin Warcraft ile ilgili yazilarinda anlattığına gore; Alemin Kral Druid’i Cengaver’im. Ama bana soracak olursaniz, Ezik Kral Cengaver
World Of Warcraft’I oynamaya (Barış abimden de once) ben başladım ve o bana internetten oyunu anlatarak yardım etti.
Ben irklardan Tauren’i siniflardan ise Druid’i sectim. Benden kisa bir sure sonra oyuna gelen Barış abimse Orc Warrior oldu. Kendisine “Hayır, olma” dedim ama dinletemedim…
Barış abim oyuna dair pek bir şey bilmezken ben ise sadece level almayı biliyordum. Hatta itemlerin neye yaradigini bile bilmiyorduk. Bir item soylendigi zaman zaman “O da ne?” diye sorardik.
Zaman gectikce oyunu iyice anladik ama dedigim gibi ilk zamanlarda o kadar bilgisizdik ki; Baris abim 40 level oldugunda, Plate zirh giymesi lazimken ben Cloth verirdim, onu giyerdi. Ben de onunla beraber Cloth giyerdim.
Artik oynamaya baslayali uzun sure oldu ve simdi ben 70 level bir Tauren Druid’im. Lanet gezinti yuzunden Barış abim de 66 Levelde takıldı. Hayat, inişli çıkışlı ama nedense bende hep inişli.
Merdiven mi lan bu?
Kisaca Warcraft’i oynaya oynaya neredeyse manyak oldum. Evdekiler, uykuda "Anne, Illidan geliyor, kaçççç" diye sayikladigimi soyluyorlar.
Bizim fakirhane blog, nev-i sahsina munhasir ve hakikaten "personal" bir blog oldugu icin kendisi (oz kardesim sayildigi gibi) imtiyaz sahibi sayilir burada.
Bu gencecik kardesimle ilk kez Kucukyali ara mahalle dortyolda tanistigimizdan (ve dogdugundan) bugune, 10 kusur sene gecmis. En buyuk tesrik-i mesaimizi, bilgisayar basinda WoW oynarken verdik. Kendisi oyuna dair ilk zamanlardaki acemi vaziyetlerimizi anlatmis.
Mikrofonlarimiz Bodrum'da...
---------------------------------
Selam. Ben Cengaver!
Barış abimin Warcraft ile ilgili yazilarinda anlattığına gore; Alemin Kral Druid’i Cengaver’im. Ama bana soracak olursaniz, Ezik Kral Cengaver
World Of Warcraft’I oynamaya (Barış abimden de once) ben başladım ve o bana internetten oyunu anlatarak yardım etti.
Ben irklardan Tauren’i siniflardan ise Druid’i sectim. Benden kisa bir sure sonra oyuna gelen Barış abimse Orc Warrior oldu. Kendisine “Hayır, olma” dedim ama dinletemedim…
Barış abim oyuna dair pek bir şey bilmezken ben ise sadece level almayı biliyordum. Hatta itemlerin neye yaradigini bile bilmiyorduk. Bir item soylendigi zaman zaman “O da ne?” diye sorardik.
Zaman gectikce oyunu iyice anladik ama dedigim gibi ilk zamanlarda o kadar bilgisizdik ki; Baris abim 40 level oldugunda, Plate zirh giymesi lazimken ben Cloth verirdim, onu giyerdi. Ben de onunla beraber Cloth giyerdim.
Artik oynamaya baslayali uzun sure oldu ve simdi ben 70 level bir Tauren Druid’im. Lanet gezinti yuzunden Barış abim de 66 Levelde takıldı. Hayat, inişli çıkışlı ama nedense bende hep inişli.
Merdiven mi lan bu?
Kisaca Warcraft’i oynaya oynaya neredeyse manyak oldum. Evdekiler, uykuda "Anne, Illidan geliyor, kaçççç" diye sayikladigimi soyluyorlar.
Sylvanas Windrunner (Warcraft)
Oyun aleminin en acikli hikayelerindendir Sylvanas'in hikayesi. LOTR'dan apartma alemlerin en "Ulan olacak is miydi bu" dedirten hadisesinin kurbanlarindandir o. Boyleyken boyledir.
--------------------------
The middle sister of Alleria and Vereesa Windrunner, she was Ranger General of the high elf kingdom of Quel'Thalas.
She fought valiantly against Arthas when he invaded Quel'thalas, but during the fall of Silvermoon, Arthas raised her as an undead minion as a form of petty revenge.
When the Lich King's hold on his undead minions weakened, Sylvanas, among other undead, regained her free will, and she led her forces against the dreadlords who had taken hold over the northern country of Lordaeron.
After dislodging the dreadlords and their mind-controlled human "allies," she affirmed her sovereignty by killing off the remaining humans and bending the dreadlord Varimathras to her will. She renamed her force of self-aware undead the Forsaken and declared herself their queen
--------------------------
Sylvanas : "Finish it! I deserve... a clean death.."
Arthas : "After all the trouble you've put me through, woman, the last thing I'd give you is the peace of death."
Sylvanas : "No! You wouldn't dare!"
Sylvanas : You walked right into this one, Arthas. It's time to even the scales.
Arthas : Finish me, then.
Sylvanas : A quick death...like the one you gave me? No. You're going to suffer as I did. Thanks to my arrow, you can't even run. Give my regards to hell, you son of a bitch.
--------------------------
The middle sister of Alleria and Vereesa Windrunner, she was Ranger General of the high elf kingdom of Quel'Thalas.
She fought valiantly against Arthas when he invaded Quel'thalas, but during the fall of Silvermoon, Arthas raised her as an undead minion as a form of petty revenge.
When the Lich King's hold on his undead minions weakened, Sylvanas, among other undead, regained her free will, and she led her forces against the dreadlords who had taken hold over the northern country of Lordaeron.
After dislodging the dreadlords and their mind-controlled human "allies," she affirmed her sovereignty by killing off the remaining humans and bending the dreadlord Varimathras to her will. She renamed her force of self-aware undead the Forsaken and declared herself their queen
--------------------------
Sylvanas : "Finish it! I deserve... a clean death.."
Arthas : "After all the trouble you've put me through, woman, the last thing I'd give you is the peace of death."
Sylvanas : "No! You wouldn't dare!"
Sylvanas : You walked right into this one, Arthas. It's time to even the scales.
Arthas : Finish me, then.
Sylvanas : A quick death...like the one you gave me? No. You're going to suffer as I did. Thanks to my arrow, you can't even run. Give my regards to hell, you son of a bitch.
17 Ağustos 2008 Pazar
Wrath of The Lich King
World Of Warcraft'in yeni expansion paketinin cikmasina bir kac aydan az zaman kaldi. Paket hakkinda haberler yagmaya devam ediyor. Basit bir oyuncu olarak (su aralar Kazakistan'da ara vermek zorunda kalsak da) insani heyecanlandiran bir paket oldugunu soyleyebilirim.
Kardesim Cem Bengisu sayesinde, oyunun bir reklam kesitine, daha dogrusu resmine denk geldim. Yukaridaki resim... Benzerlige de o dikkatimi cekti.
Su resim ve genel olarak oyundaki icerik iyi, hos, ve zaten "Orc, Elf, Dwarf" gibi kavramlar rahmetli Tolkien'in eserlerinden cukka ama "Hic degilse araya nuanslar atilsaydi" demeden de duramiyor insan, ozgunluk adina.
Lich King = Witch King olmus.
Sakincali mi bu formul? Hayir. Oyunun guzelliginden bir sey goturur mu? Yok. Ama LOTR uclemesine "Kitabin icine etmis onun bunun cocugu" seklinde yaklasan ve herseyde sadakat ile ozgunluk arayan biz maneviyat manyaklarina "Ulan be..." dedirtiyor bunlar. Dedik ya, manyagiz...
Kardesim Cem Bengisu sayesinde, oyunun bir reklam kesitine, daha dogrusu resmine denk geldim. Yukaridaki resim... Benzerlige de o dikkatimi cekti.
Su resim ve genel olarak oyundaki icerik iyi, hos, ve zaten "Orc, Elf, Dwarf" gibi kavramlar rahmetli Tolkien'in eserlerinden cukka ama "Hic degilse araya nuanslar atilsaydi" demeden de duramiyor insan, ozgunluk adina.
Lich King = Witch King olmus.
Sakincali mi bu formul? Hayir. Oyunun guzelliginden bir sey goturur mu? Yok. Ama LOTR uclemesine "Kitabin icine etmis onun bunun cocugu" seklinde yaklasan ve herseyde sadakat ile ozgunluk arayan biz maneviyat manyaklarina "Ulan be..." dedirtiyor bunlar. Dedik ya, manyagiz...
5 Temmuz 2008 Cumartesi
Horde Biraderler
Bagimlilik raddesinde oyunlar klasmaninda CM'yi kimse gecemez benim nazarimda. Ian Rush’li kadromuzla basaridan basariya kostugum Liverpool yillari. Juventus’la kazanilan onca kupa ve Ada’ya donusumde Newcastle’da gorev aldigim sezon UEFA finalinda Shearer’in 4 goluyle 4-0 one gectikten sonra, yaptigim turlu varyasyona ragmen Shaka Hislop’un saka gibi yedigi 5 gol ile kupaya veda etmem… Turkiye’nin de oyuna dahil olmasiyla Fenerbahce ve Kartalspor deneyimleri.
CM’nin artik bizi manyaklastirdigi vaziyetin sahikasi bir yilbasi aksamidir mesela. Misafirlerle bir yilbasi kutlamasina “Ne yilbasi ya, sezon ortasinda yilbasi mi olur?” cevabi verdikten sonra biraz holigan ama normalde akil bir insan olarak gorulen bendeniz icin orada bulunanlar “Alenen manyakmis bu ve arkadaslari” demeye basladilar. Millet Tv seyredip sohbet ederken, bizden giden “Gooooool. Attii. Kim atti? Estefania atti” cigliklarina ve pinarbasilara korku dolu bakislarla mukabele etmisler, kucuk kuzenlerden duydugumuz kadariyla
CM’den sonra herhangi bir oyuna bu kadar araliksiz baglanabilecegimi tahmin etmiyordum aslinda. Online oyunlara (sanki yilbasi gecelerinde bile CM'nin basindan kalkmayan ben degilmisim gibi) "Oynanir mi lan bunlar gunlerce?" onyargisiyla bakiyordum cunku.
Fakat Warcraft olayini gozden kacirmisiz. Warcraft 1 piyasaya ciktiginda, vefakar ve cefakar Commodore 64’umu yeni yeni bir kenara birakmistim. Ayri bir yazi konusu olacak Last Ninja’lar, Myth’ler ve manyaklik abidesi joystick katili Decathlon vb. oyunlardan PC’nin buyulu HD disket dunyasina gecis Prince of Persia ile olmustu. Grafiklerden oturu kafayi kiracak gibi oldugumuzu hatirliyorum. NBA 95 ve FIFA 95 ile iyice ucan cocuk aklimiza, strateji bombasi da Warcraft ile dustu. Orclar ve insanlar arasindaki mucadele ilerleyen yillarda Warcraft 2 ile bir Expanded Universe yaratt. Warcraft 3 ise olaya bambaska bir boyut ve evrene yeni hikayeler kazandirdi.
World of Warcrat ise yanilmiyorsam, ben askerdeyken, yani 2005 yilinda cikti piyasaya. Yukarida da bahsettigim onyargi yuzunden uzun zaman mesafeli davrandim. Ama zaten hikayesini sevdigim Warcraft olayina, bir de yuzyilin cizgi komedi dizisi ve net alemlerindeki nickimi belirleyen Eric Cartman’in da bulundugu South Park'in "Make Love, not Warcraft" bolumunden sonra iyice takildim. Randy’nin Stan’e goturdugu “Sword Of The Thousand Truth"a yarilirken, ben artik bu oyuna baslayayim dedim kendime.
Fakat oyuna iyice sarmam; Milas’in (artik Bodrum’da) ilerleyen yaslarinda cok genc kiz cani yakacak yakisiklilarindan, (nufus kutugundeki renklerin butunlugu itibariyle Kadikoy hanesine yakisacak bicimde) sari sacli-mavi gozlu kardesim C. Bengisu'nun da oyuna baslamasina denk gelir.
Onceleri onun oyununa, internetten bakarak yardim duzeyinde olan vaziyetleri bir sure sonra beraber oyunun kendisine doktuk. Kalimdor, Outland derken cok alem gezdik. Cesitli race ve class denemelerinden sonra o Tauren Druid'i, ben de Orc Warrior'u kendimize can yoldasi belledik. Buraya gelene kadar ben 66 leveli buldum. 70 olmak nasip degilmis. Izinde yapacagim artik... Zira buradaki internet baglantisindan anladigim kadariyla, izine gelene kadar oynamak mumkun olmayacak oyunu ama;
OZLEDIM ULAN.
Thunder Bluff'a ve simdi uzaklardaki Tauren Druid'e selamlar. Gelince bir dungeona girelim de beni kasalim kardesim. E malum, sen benden once 70, belki de 80 olacaksin. Ne diyordu Undercity’dekiler? Patience, discipline…
Gorusuruz Cengaver...
CM’nin artik bizi manyaklastirdigi vaziyetin sahikasi bir yilbasi aksamidir mesela. Misafirlerle bir yilbasi kutlamasina “Ne yilbasi ya, sezon ortasinda yilbasi mi olur?” cevabi verdikten sonra biraz holigan ama normalde akil bir insan olarak gorulen bendeniz icin orada bulunanlar “Alenen manyakmis bu ve arkadaslari” demeye basladilar. Millet Tv seyredip sohbet ederken, bizden giden “Gooooool. Attii. Kim atti? Estefania atti” cigliklarina ve pinarbasilara korku dolu bakislarla mukabele etmisler, kucuk kuzenlerden duydugumuz kadariyla
CM’den sonra herhangi bir oyuna bu kadar araliksiz baglanabilecegimi tahmin etmiyordum aslinda. Online oyunlara (sanki yilbasi gecelerinde bile CM'nin basindan kalkmayan ben degilmisim gibi) "Oynanir mi lan bunlar gunlerce?" onyargisiyla bakiyordum cunku.
Fakat Warcraft olayini gozden kacirmisiz. Warcraft 1 piyasaya ciktiginda, vefakar ve cefakar Commodore 64’umu yeni yeni bir kenara birakmistim. Ayri bir yazi konusu olacak Last Ninja’lar, Myth’ler ve manyaklik abidesi joystick katili Decathlon vb. oyunlardan PC’nin buyulu HD disket dunyasina gecis Prince of Persia ile olmustu. Grafiklerden oturu kafayi kiracak gibi oldugumuzu hatirliyorum. NBA 95 ve FIFA 95 ile iyice ucan cocuk aklimiza, strateji bombasi da Warcraft ile dustu. Orclar ve insanlar arasindaki mucadele ilerleyen yillarda Warcraft 2 ile bir Expanded Universe yaratt. Warcraft 3 ise olaya bambaska bir boyut ve evrene yeni hikayeler kazandirdi.
World of Warcrat ise yanilmiyorsam, ben askerdeyken, yani 2005 yilinda cikti piyasaya. Yukarida da bahsettigim onyargi yuzunden uzun zaman mesafeli davrandim. Ama zaten hikayesini sevdigim Warcraft olayina, bir de yuzyilin cizgi komedi dizisi ve net alemlerindeki nickimi belirleyen Eric Cartman’in da bulundugu South Park'in "Make Love, not Warcraft" bolumunden sonra iyice takildim. Randy’nin Stan’e goturdugu “Sword Of The Thousand Truth"a yarilirken, ben artik bu oyuna baslayayim dedim kendime.
Fakat oyuna iyice sarmam; Milas’in (artik Bodrum’da) ilerleyen yaslarinda cok genc kiz cani yakacak yakisiklilarindan, (nufus kutugundeki renklerin butunlugu itibariyle Kadikoy hanesine yakisacak bicimde) sari sacli-mavi gozlu kardesim C. Bengisu'nun da oyuna baslamasina denk gelir.
Onceleri onun oyununa, internetten bakarak yardim duzeyinde olan vaziyetleri bir sure sonra beraber oyunun kendisine doktuk. Kalimdor, Outland derken cok alem gezdik. Cesitli race ve class denemelerinden sonra o Tauren Druid'i, ben de Orc Warrior'u kendimize can yoldasi belledik. Buraya gelene kadar ben 66 leveli buldum. 70 olmak nasip degilmis. Izinde yapacagim artik... Zira buradaki internet baglantisindan anladigim kadariyla, izine gelene kadar oynamak mumkun olmayacak oyunu ama;
OZLEDIM ULAN.
Thunder Bluff'a ve simdi uzaklardaki Tauren Druid'e selamlar. Gelince bir dungeona girelim de beni kasalim kardesim. E malum, sen benden once 70, belki de 80 olacaksin. Ne diyordu Undercity’dekiler? Patience, discipline…
Gorusuruz Cengaver...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
