12 Mart 2010 Cuma

Efsaneye Dikiz!

Muhteşem (!) bir röportaj olmuş... Ama kabahat sende değil tabii. Seni alanda, seni "en çok mücadele eden" yapan takım arkadaşlarında.

Ne şekilmiş arkadaş, ne memleketmiş. Takım dökülürken, bir tanesi işini düzgün yapıp, dökülenleri toplamak istiyor diye giydir sırtına efsane formayı, çek resmini, olsun sana bayrak adam.

Ha evet, herkes "Ulan bir tek o oynuyor" diyerek hakkını veriyor, vermeli ama bu işler de bu kadar kolay değil be kardeşim. Misal İbrahim Kutluay'ı kapıdan içeri sokmayanlar, Aydın Örs'ü kovalayanlar bu adamı "baş tacı, manevi evlat" yapıyorsa bu işte bir yanlışlık vardır. Var oğlu vardır.

8 yorum:

PVH dedi ki...

oha be suraya bak, uyuyacaktim sinirden uykum kacti.

bonzo dedi ki...

yoruma tamamen katılıyorum. efsane formayı giymek bu kadar çabuk ve kolay olmamalı. Ancak emre'nin bu camiada saygı uyandırmak için yaptıklarına da bir insan olarak saygı duymak gerekir diye düşünüyorum. Selamlar.

Adsız dedi ki...

yahu tamam emre kötü, emre böyle sevimsiz, emre şöyle fener değerlerinden uzak.. bu çocuk performansını her yükselttiğinde bunu gündeme getirmek nedir yani.. çok kral fenerlisemih, aslan yürekli gökhan kılını kıpırdatmıyorken 1,5-2 senedir adam deli gibi mücadele ediyor. defolarını göstermemeye uğraşıyor. fenerli olarak nefret edecek bir sürü düşmanınız varken kendi oyuncunuza nedir bu nefret?

neyse asıl söyleyeceğim bu değil. ben şu ibrahim kutluay saplantısına fena halde takığım. tamam, kendisi hücrelerine kadar fenerli ve tamamen bizim altyapımızın ürünü ama unutmamak lazım: tarihin en iyi kadosu kuruluyorken ben tofaşa gidecem diye tutturan da o. zor zahmet tutulduğu o kadroyu egosu ile yıkıp, avrupaya ayak basmış en iyi oyunculardan birini yumruklayan da o... o takım dağılınca kariyer kariyer diyerek kapağı efese atan, gemiyi ilk terkeden de o... daha geçen sene takım kurulmuş, rotasyon oturmuşken sezonun ortasında askerlik meselesini bahane edip yine yüz üstü bırakıp giden de o... ne yani fenerbahçe, ibrahim kutluayın her isteğinde yine ayrılmak istediğinde pat diye yüz üstü bırakıp gidebileceği bir klüp mü? gitmek kendi kararıdır.. ama giderken kendine yapıştırılan efsane etiketine aldırmayıp geri gelmek istediğinde o etikete sığınmak hakkı yok..

velhasıl, emre bence de fenerin bayrak adamı değildir, asla olamayacaktır. ama ibrahim de değildir.

illa haksızlığa uğrayanlar sayılacaksa bunlar aydın örstür, kemalettin şentürktür, müjdattır, aykuttur, oğuzdur, hatta rıdvandır, pelin çeliktir...

Canarino dedi ki...

Pek değerli Adsız;

Bu vb. yazıların amacı, Emre üzerinden bir “ötekileştirme” yaratmak değil, resmi ağızların bir oyuncuyu ve “günümüzde profesyonellik” unsurlarını dayatarak “Efsane” kavramı üzerinden taraftara “değer” dersi vermesini eleştirmektir. Yani, bu çocuk (!) performansını yükselttiği zaman da oynamadığı zaman da bunu konuşmazsak, emme basma tulumbadan farkımızın kalmayacağına dair bir inançtır bu yazıları yazdıran.

Benim nazarımda bilhassa aktif spor yapan hemen hiçbir sporcunun “Fenerbahçelilik” rütbesi, sokakta Fenerli sporcu ismi bağırarak top oynayan kopilden daha yüksek değil. Bu minvalde “diğerleri” parantezinde tutmuyorum, Emre dışındaki topçuları. Fakat bu mesele her şeyin ötesinde bir hazım sorunudur. Bunu hazmedemiyor olmak ise “Nefret edilecek harici unsurlar” ile savaşı engellemez. Kimisi tribünde bu mücadeleyi verir, kimisi medyada, kimisi orada, kimisi burada. Yürürken sakız çiğneyebilmek, akil ve mütefekkir insan işidir. Bizim yapmaya çalıştığımız bu.

Neyin hazmından bahsettiğimize gelince… Senin “Asıl söyleyeceğim” dediğin şeyin üzerinden giderek bakalım…

Velev ki İbrahim Kutluay, senin dediğin her şeyi ve bunun yanında başka fenalıkları da yapmış olsun. Velev ki bütün süreçte tek başına “O” sorumlu olsun. Hatta benzeri nedenlerle “yolları iyi ayıramadığımız” diğer insanların hepsi de aynı şekilde “tek suçlu” olsunlar…

Peki bu insanların kabahatleri, otoyolda sırf Fenerbahçe bayrağı taşıdığı için bir kadının arabasına saldıran Fatih Akyel’den, Fenerbahçe’ye hitaben “Götoğlanı” diye haykıran Tümer Metin’den, Galatasaray günlerinde üç kelimesinden dört tanesi Fenerbahçe’ye küfür olan Emre Belözoğlu’ndan daha mı fena şeylerdi? Onları haklı-haksız türlü gerekçelerle gönderen icra makamını, bir oyuncu için “Sevilecek-Sev” komutu verdiğinden ötürü eleştirmek mi, “Nedir yani?” sorusuna muhatap oluyor? Resmi siteden “en çok sen mücadele ediyorsun. Taraftar seni çok acayip seviyor bu yüzden” destanları yazmak sadece bize mi bir garabet olarak gözüküyor?

Evet, burada eleştirilen Emre’den ziyade yönetimin bu tuhaf kafasıdır. Çünkü Fenerbahçelilik izafidir. Herkesin sevme ve bunu gösterme şekli farklıdır ama kimse ruh hastası değil. Kimse Fenerbahçe’nin kötülüğünü istemiyor. Çakıl taşı değil, para, hem de bol para kazanan ve her imkanı haiz bir oyuncunun sahada gösterdiği mücadele “olması gereken”dir ama saygı uyandırır. Yönetimin işi ise bu saygıyı suni bir takım çıkışlarla başka yönlere çekmek değil, diğer futbolcuların neden bunu sergilemediğini bulup, ilacını vermektir.

Kaldı ki “haksızlığa uğrayanlar” için “illa saymak gerekiyorsa” türünden bir yaklaşım da bana tuhaf geliyor. Elbette saymak gerek, aralıksız saymak gerek, mütemadiyen hatırlamak gerek. Hem “Cumhuriyetiz” deyip, hem de “Padişahım çok yaşa!” diye haykırmamak gerek.

Adsız dedi ki...

Röportajı tıkladım,ctrl+f yaptım ve efsane kelimesini arattım.Sadece efsane formayı giydi denmiş.Yani şu an feneriumlarda sarılan ve adı bu olan formadan bahsedilmiş.Bu bir pazarlama işi,o ürünün satışını arttırmak için yapılmış.ben efsaneleştirme gibi bir çaba,taraftara fikir dayatma gibi bir şey görmedim.bence sizler Yıldırım nefretiniz yüzünden her şeyi görmek istediğiniz şekilde görüyorsunuz.

Sekhranikos dedi ki...

Canlar efsaneden de öte grafikere ihtiyaç var kulüpte. yemişim efsanesini. Selçuk bile olur problem değil -ahmet ruhun şad olsun:)- Bu grafik olayı ilgin. dışardan freelance mi destek olsak nedir?

Canarino dedi ki...

Adsız;
Ctrl-F ile niyet okumak iyiceymiş. Biz yapamıyoruz, umarım yakın zamanda öğreniriz.

Arguman sunup, tartışmak varken "Aziz Yıldırım nefreti" deyip, işin içinden çıkmakla ileri gidilmiyor maalesef.

Canarino dedi ki...

Sekhranikos, işin teknik boyutunda sadece grafiker değil, boydan boya bir değişim lazım bana kalırsa resmi sitede :)