18 Mart 2010 Perşembe

18 Mart

"Vurduğumuz o bir sürü vahşi darbeye rağmen gebe dağlar hala Türk doğurmaktaydı. Yer yer ilerleyen çizgiler; yeşil çimenlerin üzerinde kımıldayan noktalar; Sarıbayır sırtında, yara izine benzeyen geniş bir kırmızı toprak üzerinde birbirini izleyen noktalar... işte yine bir nokta dizisi... ve yine bir tane daha... yaklaşıyor, gözden kayboluyor, gene ortaya çıkıyorlar... mevzimizin en yüksek ve orta yerine, birbirini kovalayan dalgalar halinde yükleniyorlar. Büyük topların gümbürtüsünün yanı sıra makinelilerin ve tüfeklerin takırtısı duyuluyor. Gök gürültüleri arasında bir limonluğun damına inen doluların çıkardığı sesler gibi.. Sora ateş hafifledi.. Saldırı püskürtülmüştü. Bizimkiler oldukları yerde tutunabilmişlerdi. Yeşil çimenliklerin üzerinden geriye az, çok az nokta döndü. Ötekiler karanlıklar alemine göçmüşlerdi..." (*)

Sir Ian Hamilton

"Karşımızdaki düşmanı hepimizin ölümü pahasına da olsa denize dökmek zorundayız. Düşmana kıyasla durumumuz zayıf değildir. Düşmanın maneviyatı tamamen kırılmıştır. Sığınacak bir yer bulmak için durmadan siper kazmaktadır. Siperinin yanına birkaç mermi düşer düşmez nasıl kaçtığını gördünüz... Şuna inanıyorum ki komutamız altındaki birliklerde, Balkanlar'daki felaketimizin tekrarını görmektense ölmeye razı olmayacak tek bir er bile yoktur. Aramızda böyle adamlar olduğunu sanıyorsanız, bunları kendi elimizle vuralım" (*)

"Burada benimle beraber dövüşen her asker bilmelidir ki tek bir adım dahi gerilememek namus borcudur. Hepinize şunu hatırlatırım ki, siz şimdi dinlenmek isterseniz yurdumuz hiç bir zaman huzura kavuşamaz. Bütün silah arkadaşlarımızın bu düşüncede olduğuna ve düşmanı denize dökünceye kadar yorgunluk belirtisi göstermeyeceğine inanıyorum." (*)

Yarbay Mustafa Kemal

(*) Atatürk : Bir Milletin Yeniden Doğuşu (Lord Kinross)

Hiç yorum yok: