7 Mart 2010 Pazar

FenerBlog

30 yaşındayım. Durup dururken "Yolun yarısına az kaldı" falan deyip, Parliament pazar gecesi edebiyatı parçalayacak değilim ama şu 30 sene, hadi akil baliğ olmadığımız üçü beşi çıkartalım, Fenerbahçe ile geçti.

Yolda yürürken görenlerin "Ulan ne kadar mülayim adam" diyeceği insanların Fenerbahçe söz konusu olduğunda ne kadar çılgınlaştığını görerek büyüdük.

Sanal alemden, stadyumdan, salondan, mahalleden bir sürü tanıdığımız da bizim gibi geçirdi yaşantısını. Lakin bizim nesil, diğer hepsinden daha fazla "eski, güzel zamanları" arayarak birbirine kattı Fenerbahçe günlerini.

Meclislerde "Ya bundan sonra, ne olacak tribünler?" sorusunu kara kara düşünerek yuvarladık kadehleri. Ve en nihayetinde, geçtiğimiz cuma akşamı yaşadıklarımızla "Bundan sonrası yok" karamsarlığına gömüldüğümüzü de inkar edecek değiliz.

Ama... Hep diyoruz ya; delisi, manyağı bitmez Fenerbahçe'nin...

Buradaki "delilik ve manyaklık" ilk akla gelen anlamlarında değil şüphesiz. Atılan bir golden sonra kaval kemiğini tribün sıralarına çarparak haşat eden üst düzey yöneticilerden, son saniye basketiyle kazanılan bir maçın ardından sevincini dakikalarda yerde yuvarlanarak yaşayan üniversite öğrencilerine kadar kocaman bir deliler ordusu var Fenerbahçe karargahında yaşayan.

Evet, gün geçtikçe azalıyoruz. Mesela Altıyol'da salınan rakip takım bayraklarını sinirden gözleri dolarak izleyen fazla kimse kalmadı artık. Öyle ki tribünde "ezeli rakiplere küfür ediyor olmak" bile tartaklanmak için yeter sebep olmuş durumda.

Ama... Cephelerin hepsi düşmedi daha...

Bu minvalde bana "FenerBlog nedir?" deseler, cevabım şu olurdu:
"Cephesi yarılan ordunun, biraz geriye çekilip, tekrar savaşması gibi. İhtiyat birliklerinin yetişip, savaşa katılması gibi. İşte öyle bir şey"

Gazamız mübarek olsun.

4 yorum:

kara deryalarda bir fenersin dedi ki...

öncelikle fenerblog hayırlı olsun diyeyim
sonra da sadede geleyim hocam;bu 9 kasım tarihli postunuzda"fenerbahçe taraftarı ölmüş" yer alan resmin yüksek çözünürlüsünü bana da yollar mısınız acaba.daha önce de istemiştim fakat ya spam'e düştü ya da istanbul telaşindeydiniz.
rica etsem yollar mısınız.
Ve varsa eğer böyle nostaljik birkaç resim daha...
şimdiden teşekkür ederim
cglrtk@hotmail.com

Canarino dedi ki...

O geliş, kalış, gidiş, hakikaten çok apar topar oldu, özür dilerim.

Arşivi bir araya getirip, en kısa zamanda içinden çıkarıp, yollayacağım :)

Canarino dedi ki...

cglrtk@hotmail.com
utkutoy@gmail.com
bkaptan@gmail.com adreslerine gönderdim. Gecikme için tekrar kusura bakmayın :)

dea dedi ki...

Abi ne harika bir yazı olmuş, ellerine sağlık. Fenerblog da hayırlı olsun :)