22 Kasım 2010 Pazartesi

İleri Demokraasi


Haklı, haksız, içerik doğru, yanlış, mesele bu değil.

Mesele bugün A partisinin, yarın B, öbür gün C partisinin iktidarında, Türkiye'de yukarıdaki görüntünün değişmeyecek olmasıdır. Türkiye'nin "demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti" olması, nasıl ki değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek bir gerçekse, bu da öyle.

Bir muktediri protesto ederseniz, böyle "Albunualalalizm" kurbanı olursunuz işte.

Sadece parti fırka işi de değil bu şekiller. Sıkıyorsa spor kulübü başkanlarını protesto edin. Onların elinde çevik kuvvet olmadığı için, zinde kuvvetler gelir, çöker başınıza.

O yüzden, şaşırıyorum partici olanlara. İktidarı muhalefeti fark etmiyor... Tamam biz de kulüpçüyüz şunun şurasında. Yani biliriz tuhaf tutkuların ne olduğunu, bazen gözün nasıl döndüğünü falan ama "Bunlar var ya çok değişik politikacılar be abi! Yani nasıl desem hani, memleketi var ya bir tek bunlar götürebilir feraha. Bireyleri sadece bunlar kavuşturabilir mutlak özgürlüğe" diye düşünmek için de beynin çamaşır suyu ile çitilenmiş olması gerekiyor.

Mevzu mu ne? 2008 yılında başvekili protesto eden 18 tane İTÜ öğrencisi hapis cezasına çarptırılmış. Önemli değil, ileri demokraasilerde olur böyle şeyler...

Hiç yorum yok: