24 Kasım 2010 Çarşamba

Ondan Öğrendim...


Onu tanıdığımda faal bir öğretmen değil, emekliydi.

Ergen coşkusu ve kart sesle dört döndüğümüz mahalle köşelerinden, yakınlarına gelince  "Efendi ol" diye fısıldardım fikrime. Ve belki de o zamanlar temenna etmenin ne olduğunu bilsem, camekanın önünden öyle geçerdim. Zira insana tevazuyla karışık saray zarafetini her daim hissettirir, bir basamak yukarıda dururdu hep. Hakikaten saraya dayalı bir kökeni olduğunu öğrendiğim zaman "Ben anlamıştım" diyerek hava bile attım kendi kendime.

Öğrenci milleti, kelimenin anlamını bilmese bile, "müstebit" bir öğretmeni nerede görse tanır. Ağır ceza mahkemesi bakışı sürekli bir yerlerde ortaya çıkmaya hazır, sıfatına "ilim sahibi" muallim demeye bin şahit isteyen nemrut tipler olur bunlar. Öyle birisi değildi o.

Mesleğini ideal edinen ve fikr-i sabiti "insan yetiştirmeye" saplanmış öğretmen ise gözleriyle parıldar. Alemi tenvir eder. Taassubun karşısına dimdik dikilmenin ağır yükü omuzlarını çökertmez, bilakis dik tutar. Aynı onda olduğu gibi.

Uzatmayalım, pehlivan tefrikası olmasın...

1999 yılında, deprem olduğu zaman, yeni yeni "iyi" tanıyor, yeni yeni etkileniyordum ondan. 17 Ağustos'un sabahında, herkes boş gözlerle etrafına bakarken, ortalığa hakim olan "onun" emir eri gibi etrafta koşup, söylediklerini yaparken "vatan hizmeti" yapıyormuş kadar yüksek hissetmemin esbab-ı mucibesi, yüksek şahsiyetiydi.

İlk esas duruşumu, 5 yıl sonra gittiğim askerde apoletli bir komutana değil, emekli bir öğretmene göstermiştim o gece.. İnsanlık denen şeyin, tabiatın bizzat kendisinden, altından kalkılmaz bir sille yediği o vakitlerde, insan olmaya dair ne varsa biraz da onun sayesinde öğrendiğim için...

Emr-i hak vaki olup, ebediyete intikal ettiğinde geride kalan iki kişi... Torunları... İnsanları sevmeye dair ne varsa da onlardan öğrendim. Yıllar sonra bile, nesep yoluyla bile öğretmeye devam eden bir öğretmen olmak... Ne büyük şey! Giderken yanında götürdüğü nurlar içinde yattığına hiç şüphe yok...

Yukarıda resmi olan başöğretmenin ve yine yukarıda anlattığım son öğretmenimin şahsında, bütün "idealist" öğretmenlerin 24 Kasım, Öğretmenler Günü kutlu olsun.

Hiç yorum yok: