18 Kasım 2010 Perşembe

Emre Belözoğlu, 3 Poster, Koymak ve Kurumsallık


"Odamda üç poster vardı...Biri şimdiki hocam Aykut Kocaman, biri Novak...Diğeri de Rıdvan Dilmen..."
Yeni Emre Belözoğlu @ LigTV

"Amına kodumun Fenerlisi"
Eski Emre Belözoğlu @ Stadyum

"Evladım..."
Aziz Yıldırım @ Her yerde, Her zaman

"Eylenemem aldanamam. Ben bu yerlerde duramam"
Kurumsal olmayan Fenerbahçeliler

6 yorum:

Erdem dedi ki...

Ne yapalım yani taşlayalım mı Emre'yi yoksa kovalım mı? Yoksa takıma getirmemiz başlı başına bir hata mıydı? Biz Emre'yi odasına poster astığı için almadık, iyi futbolcu olduğu için aldık. Posterler işin bonusu.

İnsan basit bir halı saha maçında arkadaşına bile posta koyuyor değil ki Emre gibi hırslı futbolcular vakti zamanında rakipken F.Bahçe için bir söz sarfetmemiş olsun. Bugün ben de aynı konumda olsam ben de ederim, sizin düşündüğünüz gibi Fenerbahçeliliğimden bir şey eksilmez. Ki en başa dönersek Emre'nin tuttuğu takım önemli değil, oynadığı futbol önemli.

Black Pearl dedi ki...

icinde kufurlu yazilar yazman bir erkege yakismiyor

Canarino dedi ki...

Serpilcim, lütfen kinaye yapma :) Zira o kelime bana değil, Emre Belözoğlu'na ait. Reca ederim :)

@Erdem

Evet, recm edelim Emre'yi. Kazığa oturtalım!

Bu tip yazılara, bu tip yaklaşan değerli arkadaşlar nasıl bir düşünce yapısına sahip, diye merak etmiyor değilim. Bir şeyi eleştirdiğimiz zaman illa ki ona karşı şiddet mi kullanmak zorundayız?

Ayrıca ikinci seçeneğin "profesyonel bir spor kulübünde uygulanma ihtimalinin olmadığını" da gayet iyi bilen insanlarız, merak buyurmayınız.

İşte o posterler işin bonusu falan değil, bizzat özü. Nasıl özü? Yan etkenler ile beraber...

Biz kulüpçülük yapıyoruz. Kulüpçülük anlık, yıllık başarılar kadar "kitlecilik" de demektir. Her küfür edene "bulunmaz hint kumaşı" muamelesi çekip takıma alırsanız, bir de üstüne kaptan yaparsanız, işin duygu ayağından geriye iz kalmaz.

Yalnız şu dediğinize katılıyorum... Aynı konumda, aynı küfürü eden insanın Fenerbahçeliliğinden bir şey eksilmez, çünkü yoktur öyle bir şey.

Erdem dedi ki...

Bizim sözlükteki anlamıyla popülizmi iyi bildiğinden şüphe yok, kokusu buralara kadar geldi. Benim düşünce yapım için endişelenme, bizimki müfredattan kalan maddeleme hastalığı. Sen istediğin şıkkı seç "düşünce yapına" göre.

Konuyu ele alış biçimini gördükten sonra tartışmayı uzatmanın bir anlamı kalmadı aslında. Kulüpçülük yapmak için yanlış yerde kalmışsınız, günümüzde mümkün olmuyor böyle şeyler. Varsa semtinizin takımında devam edin böyle işlere.

Canarino dedi ki...

Günümüz de günümüz... Günümüzde Fenerbahçeli kadınları trafikte sıkıştıranları, Fenerbahçe'ye "götoğlanı" diyenleri, hakemlere "amına kodumun Fenerlisi" diyenleri bağra basmak ve kaptan yapmak modaysa, biz o modaya karşıyız. Ha, siz değilsinizdir, o ayrı. Mideden mideye fark var.

mcD dedi ki...

beni emrenin, fatihin , tümerin yaptıklarına rağmen bu takımda oynamalarından çok bir Fenerbahçelinin bu düşünceleri benimsemiş olduğunu görmek üzüyor. Fenerbahçeliler ve diğerleri arasında psikolojik farklılıklar olduğunu düşündüğüm için (tamam sapık bi düşünce) bu tür midesiz lafları kendi taraftarımıza yakıştıramıyorum.
e naapalım canım annemize küfrettiyse, istediğini der! emre o! iyi oynuyo sonuçta! biz onu oyunu için aldık!
ne güzel mide, ne güzel felsefe