31 Ağustos 2010 Salı

Bilet Maskaralığı : 55 Bitti 66 Başladı


Bir adım geri, iki adım ileri.

Hep böyle ince ince yürüdü zaten bu işler.

"Aman kombinelilere ayıp olmasın. Aman kulüp kasasına sıcak para girsin" derken kuşakları uzak tuttunuz Fenerbahçe'den.

Aşkın kadın-erkek hali değil bu ağalar, göz görmeyince gönül katlanır, "Görmeyi vereyim, ne olmuş!" der. Bunu diyen 30-35 yaşında kaşarlanmış adamlar olsa, yine amenna. Bugünün "babasının elinden tutup maça gelen çocuğu" ve "öğrenci adamı" elden kaçarsa daha çok ararsınız onları da bulamazsınız ama nerede sizde egoyu aşıp da bu gerçeği görecek göz?

Bir akıllısı, bir kurumsalı sizsiniz bu ülkenin. Geçmiş zaman Fenerbahçe'si aptaldı (!) sahi. Boşuna açtılar kapılarını askerlere, gençlere de kuşaklar boyu kendilerine boşuna bağladılar onları.

100. Yıl Belgeselinde, orada burada gururla dinliyorsunuz uçurulan jetleri, geçilen kıyakları. Sizin maneviyatsız, Dünya Kulübü olma gayenizle mi oldu o işler?

"Bundan sonra Şampiyonlar Ligi'ne katılmadığımız sezon olmayacak" işkembe-i kübrasındaki Young Boys'a benzemez bu snoblukla kaybedeceğiniz genç kuşaklar.

Öğrencinin birisi gidip de annesine babasına, "Bana 100 Lira versenize, maça gideceğim" dese ya şimdi. Hani o asgari ücretin beşte biri olan parayı... Hem o parayı verememenin, hem Fener maçına gidememenin, hem de evladına mahcup olmanın acısını yaşasa insanlar...

Hiçbir Fenerbahçeli Galatasaray için zümre takımı demesin bundan sonra... Biz o kavramın, şahı olduk, hızla şahbazlığına yol alıyoruz ama haberimiz yok daha.

Uyusun da büyüsün ninni! Tıpış tıpış kurumsallaşsın ninni!

Hiç yorum yok: