29 Ağustos 2010 Pazar

Arkayı Fenerliyelim ve Geçmiş Saptırması

Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın icraatlarını kendisinden bile fazla savunanların, "Fenerbahçe bir zamanlar acıların takımıydı. Arkayı Fenerliyelim laflarını ne çabuk unuttunuz?" cümleleri eşliğinde öne sürdüğü bir şey var.

Sanki Fenerbahçe geçmişte çok kötü durumdaymış da son 12 yılda "büyük bir camia" olmuş algısı yaratılıyor.

Yaşı 20'lerde olan ve Aziz Yıldırım'dan başka Fenerbahçe başkanı görmemiş kuşaklar için normal sayılabilecek bu tespit, ileri yaşlara ulaşmış Fenerbahçelilerde rastlandığı zaman dramatik bir hal alıyor.

Geçmişe "fazla" özlem duymak tabii ki yanıltıcı bir duygu ama diğer yandan maziyi bu denli karalamak da olacak iş değil.

1986 yılına gelindiğinde Fenerbahçe'nin şampiyonluk sayısı, Beşiktaş ve Galatasaray'ın toplamına eşit vaziyetteydi. Yukarıdaki mantıkla bakıldığında, geçmiş zaman Fenerbahçelilerinden birisi gelip, şimdiki yönetime "Ne yaptınız lan bu takıma?" dese, haksız mı olur?

NTV'deki bir programda Aziz Yıldırım, nereden nereye gelindiğini "haklı argümanlarla" ama geçmişi küçümser biçimde izah ederken, Rıdvan Dilmen'in sarf ettiği "Fenerbahçe o zaman da büyüktü başkanım" sözünün isabetini unutmuş kitleler var. Bu bir akıl tutulmasıdır.

Çünkü 1960'ların, 1970'lerin, 1980'lerin şartlarından eser kalmayan bir Türkiye'de, elbette eski Fenerbahçe'de yok olacaktı.

Onun yerine gelen Fenerbahçe'nin, kiminle olursa olsun "ama erken ama geç" gerçekleşebilecek bir takım hamlelerini, tüm şartlardan bağımsız olarak "sadece" Aziz Yıldırım'a bağlamak, o büyüklüğe hakaret oluyor.

Kaldı ki bu düşünce tarzı, her türlü eleştirel yaklaşım karşısında öyle bir savunma mekanizması haline geldi ki mali potansiyeli arttırmakta Aziz Yıldırım'ın şahsi olarak gösterdiği yüksek performans, bir organizasyon başarısı olmaktan çıkıp, "ilahi güç" şeklinde değerlendirilir hale geldi.

Gruplardan kurtulduğunu savunan, kişi hakimiyetinin sona erdiği varsayılan, kurumsallık sayesinde artık her şeyin belli programlar dahilinde işleyeceğini düşünen bir Fenerbahçe'nin, "Aziz Yıldırım giderse ne yaparız?" noktasında olması vahimdir.

Normal şartlarda ilerleyen hemen her "Tek Adam" düzeni, kendisine bir "İkinci Adam" yetiştirirken, Fenerbahçe'de bütün kapılar Aziz Yıldırım'a çıkıyorsa, bu başta yönetimin, sonra da taraftarın ve kongrenin kabahatidir.

İster şirket, ister kulüp, ister devlet olsun, devamlılık arz etmesi gereken hiçbir yapı kişilerle kaim olamaz. Velev ki oldu, ilgili ilgisiz her eleştiride "Sizi ben yoktan var ettim" - "Bizi o yoktan var etti" sözleri havada uçuşuyorsa, son zamanlar gelip çatmış demektir.

Mühim olan ve cevap bekleyen soru şu:

Hem "Her türlü alanda rakiplerle arayı çok açtık" deyip, hem de 12 senelik icraatın % 60 gibi bir oranında, o arkada kalan (!) rakiplere şampiyonluk kaptırmak var mı?

Hiç yorum yok: