19 Ağustos 2010 Perşembe

Selanik Seferi


Selanik denince benim aklıma futbol takımları gelmez, "Manastır'ın ortasında, var bir havuz" ile beraber, Manastır gelir.

Daha uzak sayılmayan bir tarihte imparatorluk kapılarının Batı ellerine açıldığı iki yer.

Ne yalan söyleyeyim, Fenerbahçe futbol takımı ve onu yönetenler, 2006 ve 2010 hezimetlerinden sonra, gamsız ve umursamaz halleriyle benden çok uzaklara düştü.

Bu sezona ve sonrasına dair ne bir heyecan ne de bir tutku var içimde. Biz "fazla romantik" tiplerin, artık geri gelmeyecek senelere ve onları götürenlere sitemi deyip, bırakalım.

PAOK maçı ise öyle değil pek.

Heyecanlıyım. Çünkü sosyal ve tarihsel rekabete dair bir maç olacak. "Futbol sadece bir oyun" falan filanı bir tarafa koyalım. Bu coğrafya özelinde öyle hissizlikler sadece hikaye kalır.

Heyecanlıyım. Çünkü İstanbul'dan giden tanıdıklarımız olacak maçta. Aldığımız haberlere göre güle güle gidiyorlar, güle güle de dönsünler.

Tribünden yana şüphemiz zaten yok, umuyorum sahadakiler de onları mahcup etmez.

Hiç yorum yok: