6 Ağustos 2010 Cuma

Düpedüz Ahlaksızlık

Bir iş hayatı düşünün. Patronunuz sürekli yalan söylüyor.

Bir ilişki düşünün. Sevgiliniz sürekli yalan söylüyor.

Bir Fenerbahçe düşünün. Resmi kanalları sürekli yalan söylüyor.

İlk ikisine "bir yerde, mutlaka" isyan ederken, üçüncüsünü kayırmak olur mu?

Normal şartlar altında, olmaması gerek. Ama oluyor.

Ve basında, şurada, burada, köşesi olan, yazdıkları okunan bir Allah'ın kulu da çıkıp "Ne oluyor?" demiyor. Teknik, taktik, hoca, transfer konuşmaya devam ediliyor.

10 metre ilerde birisi boğazlanırken dükkanın önüne dört sandalye bir de sehpa atıp tavla oynamaya benziyor bu.

Düpedüz ahlaksızlığın adını koyamayanlar ve buna isyan etmeyenler ya ahlaksızdır ya da değerlerini peşin / vadeli faydalar için satılığa çıkarmışlardır. Pazar çoktan kurulmuş. Girişte ikizlere takke, çıkışta Fenerbahçelilik satılıyor. Gel vatandaş.. Batan geminin malları bunlar!

Hiç yorum yok: