12 Ağustos 2010 Perşembe

En Son Taraftar Duyar


Neydi o dizi? "En Son Babalar Duyar" mı? Hani ev ahalisi türlü türlü herzeyi sıraya diziyor da evin babası hepsini sonradan öğrenip, kendini bir krizden diğerine atıyor..

Fenerbahçe'nin ondan farkı var mı?

Hakan Bilal Kutlualp, yalan söylüyor.
Aziz Yıldırım, olayları saptırıyor.
Atilla Kıyat, yanlış konuşuyor.
Mahmut Uslu, ne dediğini bilmiyor.
Sadettin Saran, yalancıdır.
Murat Özaydınlı, konuşmasın.

Bunlar yönetici beyanatları... Ne oluyor yahu? Ne yaşadınız siz bunca sene o yönetim kurulu odasında?

Her çıktığınız toplantıdan sonra, divan kurullarına, kongrelere "Biz bir aileyiz" mesajı verirken, bütün yalanlamaları (ki resmi sitenin % 55'i yalanlama herhalde) yönetim kurulu adına yapıp "Münir Özkul'lu, Adile Naşit'li ve her halükarda mutlu aile" pozları atarken şimdi ne oldu?

Hepsi bir yana, size çok ciddi bir soru, sayın eski ve yeni, muhalif ve muktedir yöneticiler:

Turşunun iyisi limonla mı yapılır, sirkeyle mi?

- Yalnız şunu unutma.. Bu turşu işini, ben senden daha iyi bilirim.
- Hahayır.. Ben senden daha iyi bilirim.
- N'olur inat etme. Deli etme insanı. Ben bilirim!
- Ben bilirim! Ben!
- Yahu sen daha turşu suyunun iyisi nasıl olur, onu bilmiyorsun be!
- Sirkeyle olur!
- Nah sana! Limonla olur.
- Sirkesiz bir halta benzemeeeeeez!
- Limooooooooon!
- Sirkeeeeeeeeee!

Hadi onlar sonunda cümbür cemaat eriyordu muradına.

Ya siz? El birliğiyle ettiniz Fenerbahçe'nin içine!

Hiç yorum yok: