7 Aralık 2010 Salı

Salon Sizi Çağırmıyor. Sizden Gelecek Hayır...


Dün akşam Fenerbahçe - Galatasaray maçı vardı Caferağa'da.... Altyapıdaki gençlerin maçıydı...

Diana Taurasi ve Penny Taylor maça gelmişler. A takımının hocası Ratgeber de yanlarında. Muhtemelen değil, kesinlikle birlikte çalıştıkları tesislerde böyle bir maçın varlığını kızlardan ve genç takım müsabakalarını takip eden Ratgeber'den öğrenip, Caferağa'da izlemeye karar vermişler.

Ortada bir yönetici organizasyonu falan yok. Tamamen biri Amerikalı, diğeri Avusturalyalı olan iki Dünya yıldızının ve Macar hocalarının fikri. Kadraja giren diğer personel, "Bunların gittiğine biz gitmezsek ayıp olur" kontenjanından orada.

Mevzu üzerine koskorcuk ağabey bir yazı yazdı:
Salon Sizi Çağırıyor

Eklenecek bir şey yok. Son paragraflarda sorduğu soruların hepsine gelecek yanıtların menfi olduğunu elbette kendisi de biliyor. Çağrısının yanıt bulmayacağını bildiği gibi... Benim muhalefetim sadece başlığa.

Yok... Salon onları falan çağırmıyor.

Türkiye'nin en iyi uzunu, yerine kimseler bulunmayacak Nevriye olsun; memlekette eline kimsenin su dökemeyeceği oyun kurucu Birsel olsun; milli takımın değişmezi Esmeral olsun... Bu yaşa, bu zamana kadar, bu kızların "tek bir maçına bile" gelmemişse, bu saatten sonra da salon onları çağırmıyor.

"Ne işimiz var burada?" bakışı ile sahada "Kenarda bizi falanca izliyor" diye heyecan yapacak gencecik çocukların hevesini kursağına pamukla tıkacak bu sporcular yerine, Diana ve Penny gibilerin kırk yılda bir gelmesi daha iyi.

Bir sporcu istediği kadar bulunmaz hint kumaşı olsun. İsterse ardışık şampiyonlukların mimarı olsun. Oynadığı ülkenin ve takımın basketboluna tek katkısı "üçü bir yerde" facebook sayfası oluyorsa onların efsane olmasından bahsedilemez.

Penny Taylor, Fenerbahçe'ye transfer olduğunda yazdığımız yazıdan bir bölümle bitirelim:

"Taylor'ın lise yılları, Victoria'daki Upwey'de geçmiş. Tabii o arada Belgrave South Red Devils basamağını atlamayalım. Avusturalya'nın imrenilecek basketbol yapılanması içerisinde yer alan bu küçük organizasyonda geçirdiği günleri unutmamış olacak ki her sene bir ziyaret gerçekleştiriyormuş Knox'a... Ian Firth adındaki kulüp yetkilisinin Penny hakkında söylediklerini de "imrenilecek" parantezine almak mümkün. Küçük yaştaki çocuklar için bir kahraman olan Penny'nin ağır grip halindeyken bile ziyaretini aksatmadığını söylerken, "Çocuklar bunu bildikleri halde ona sarılmakta bir an bile tereddüt etmediler. Onu bir idol olarak görüyorlar" diye eklemiş."



Hiç yorum yok: