23 Aralık 2010 Perşembe

Sarı Melekler Gümrüğe Takıldı


Fenerbahçe kadın voleybol takımı, Serdar Gürel'in lugatımıza kattığı tabir ile "Sarı Melekler", Dünya Şampiyonu oldu.

Sonra?

Türkiye'ye gelişte, hava alanında 50 kişi tarafından karşılandılar.

Bakalım:
25.000.000 / 50 = 500.000

Her 500.000 Fenerbahçeliden bir tanesi gelmiş. İstanbul dışı, yurt dışı, mücbir sebepler falan desek.. Kimi kandırıyoruz? Fenerbahçe voleybol takımının Katar'da kupa alması Fenerbahçelilerin %99.999'unun umurunda falan değil.

Bunu önemli bir olay addetmeyenlere gerçekten büyük saygım var. Olabilir. Herkes voleybolu sevmek ya da o yönden gelen başarılara ehemmiyet vermek zorunda değil.

Ama bir kitle var ki...

Hani hep diyorum; bu memlekette Kurtuluş Savaşı yaşanırken facebook diye bir şey olsa "Vatanı kurtarmak isteyen 250.000 kişi bulabilirim" diye grup açılır, Sivas Kongresi etkinlik olarak kaydedilirdi. Sonra gelsin "Ömer oğlu Süleyman bunu beğendi", gitsin "Manastırlı Atıf Bey, bu kongreye katılacak" yazıları ve evlerde yatış. Öyle ki "Tekâlif-i Milliye" bile Farmville başından kaldıramazdı bu insanları.

Neyse... Hadi taraftarın halleri bir yana... Kulübe ne demeli?

Takım yurda dönüyor. Hava alanında bir basın ordusu. O da ne? Kızlar "Kusura bakmayın. Bizi zor durumda bırakmayın. Konuşamayız" diyorlar. Yasak varmış.

Breh breh breh...

Kardeşim yönetime seçildiniz diye Fenerbahçe'nin sahibi mi oldunuz?

Tapu dairesinde bu kulübü manevi şahsiyetinizin üstüne mi yaptılar?

Ulusal televizyonlara söylenecek iki kelimenin nesini fazla görüyorsunuz?

Kart kurt, lisanslı ürün satmaya geldiği zaman her türlü duygusunu sömürmekten usanmadığınız taraftardan bu takımları apar topar kaçırmak neden?

Neymiş, FBTV'de basın toplantısı yapılacakmış. Yapılsın. Fenerbahçe'nin büyüklüğünü birden fazla kez duyurmanın ne sakıncası var?

Ama hesap başka... Herkes biliyor da kimseler açık açık söyleyemiyor.

Ortada gocunacak bir şey yok, biz söyleyelim. Daha doğrusu soralım. Şimdi bu rütbeyi omzuna takan bu kupayı ellerinde kaldıran, yani içinde "Dünya" kelimesi geçen bir organizasyonda futbol ya da basketbol takımları şampiyon olsa, hala Bağdat Caddesi'nde şenlik var mıydı? Cevap "Evet" değil mi? Haaa. Peki şimdi neden yok? Efendim? Acıbadem mi? Müstakbel halef mi? Bir şekilde öne çıkan herkesin, yine bir şekilde üstünün çizilmesi mi? Yok canım daha neler!

Aslında bu mevzuda o tren çoktan kaçtı. Artık Fenerbahçe Acıbadem organizasyonu, Fenerbahçe tarihinde "en yüksek koordinasyona sahip iş" olarak anılacak. Dolayısıyla artık olacakların önüne geçmek mümkün değil. Ama huylu da huyundan vazgeçmiyor işte.

Velhasıl ,deveye sormuşlar:
"Boynun neden eğri?" diye.
"Ulan koskoca Fenerbahçe orada ne halde duruyor, sen hâlâ daha benim derdimdesin a pezevenk" demiş.

Kapanış Zeki Müren'den gelsin. Artık kime geldiğini de siz bilin...

1 yorum:

macaninpapazi dedi ki...

katar da bile daha büyük ilgi vardı , gerçekten acı ama bir telafisi var , vakıfbank maçı var malum müesseselerden biri normalde zaten belli bir seyirci gelecek ,şimdi belki salonu tamamen doldursak sarı melekler e kendimizi affettiririz ...