14 Aralık 2010 Salı

Baba

İşler yoğun. Kafa da mücbir vaziyetlerden allak bullak... Oturup "Yazacağım" dediğim şey çok ama hal yok, uzun lafın kısası.

Can Dündar kaybetmiş, kaybını yazmış. Kendisiyle beraber, benim gibi, bizim gibi babayla sürekli karışıp duranlara yazmış. Belki her okuyanda Cemal Süreya etkisi yaratmıyor ama gereği de yok zaten. Herkesin acısı ve sevgisi kendisini yakıyor.

Buradan buyurun

Yine uzun lafın kısası... Keşke böyle olmasa... Keşke "uydum hazır olan imâma" derken anlayacağına daha erken dank etse oğulların kafasına babaların demek istedikleri ama keşke ile de hayat geçmiyor işte. Geçerse bizimkisi gibi geçiyor. Fark etmiyorsun, delip de geçiyor. Kendi kendinin sebebi olmak budur...

Hiç yorum yok: