4 Ekim 2010 Pazartesi

Yöneticiler Gerçek Fenerbahçeli Değil mi?


"İcraatın İçinden" yazısından bombalara devam...

"...özellikle Denizli’de elimizden çalınan şampiyonluğun, "Denizli Faciası" şekilde isimlendirilmesi beni son derece üzmektedir. Bu isimlendirme ve bu konunun sürekli olarak yönetime karşı bir eleştiri malzemesi yapılması; o sezonda yaşananları meşrulaştırmaktadır. Gerçek Fenerbahçelilerin; bu gayri ahlaki ve gayri hukuki durumu, meşrulaştıracak açıklama ve yorumdan kaçınması; o günü asla unutmaması ve unutturmaması gereklidir. Zaman içinde, bu konunun tüm gerçekleri ile aydınlatılacağına inancım tamdır."

Sondan başlayalım.

"Zaman içinde" demişler... Ne kadar zaman içinde? Beş mi, on beş mi? Rakamlarla uyumlu olması açısından; "hoşuna da giderse, 2010'da bendensin" demişler gibi, aynısını bir de Trabzon ile yaşadık hazırda. Onda bir sakatlık var mı acaba?

"Tüm gerçekler ile aydınlatılacak" şeyler için kimin el atması lazım? Taraftarlar mı, savcılar mı, mülki ve idari amirler mi? Kim? Yoksa, yöneticilerden başka herkes mi?

Hadi bunu da bir yana koyalım. Gelelim, zurnanın "zaaaart" diye öttüğü yere...

"Gerçek" Fenerbahçelilerin ne yapması gerektiğini yukarıda okudunuz. Durum gayri ahlaki imiş, gayri hukuki imiş, meşrulaştırmamak lazımmış.

Peki... Bu ayıp kere ayıp, alçak kere alçak durumun müsebbiplerinden birisi olan Denizlispor Başkanı Ali İpek hakkında Fenerbahçe resmi sitesinde ne yayınlanmış bir zaman önce?

Hani şurada bahsetmiştik.

Tıklamaya üşenenler için, 20 Nisan 2008 tarihli haberin en can alıcı noktasını buraya da yazalım:

"Başkanımız maç öncesinde Sayın Ali İpek'le bir süre sohbet etmiştir. Ali İpekle Başkanımız arasında her hangi bir anlaşmazlık veya kendisine tepki gösterilmesi gibi bir durum söz konusu değildir."

Ee, ne oldu "Gerçek Fenerbahçelilik" ödevine şimdi? Balon mu oldu?

En iyisi Aziz Yıldırım'ın dergideki yazılarını yazan insanla, internet sitesi metinlerini giren insanın aynı kişi olması... Böyle çok çelişki oluyor. Komik oluyor.

Hiç yorum yok: