22 Ekim 2010 Cuma

Bahattin Kupası Fenerbahçe'nin



Kupayı, kazanan takıma Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Bahattin Cebeci verdiğine göre, adına "Bahattin Kupası" demekte bence bir sakınca yok.

Adıyla, sanıyla, iştirak etmeyen isim babasıyla, fazlaca önemi olmayan bir maçın renkli olabilmesinin tek yolu, oynayanların Fenerbahçe ve Galatasaray olmasıydı.

Canlı izleyemediğimiz için üzüldüğümüz ama skor haberlerini aldıkça "Hadi oynayın, sanki biz biliyoruz da mı oynuyoruz" demekten kendimizi alamadığımız bir maç oldu.

Birsel, Esmeral ve Nevriye'nin yer aldığı, mental problemleri geride bırakmış bir Fenerbahçe, ortalama yabancılar ile oynasa bile Türkiye Ligi'nde çok az mağlubiyet alır. Bu gerçeğin bir ispatı daha 17 sayı farkla geride kaldı dün akşam.

Özge'nin ve Olcay'ın Fenerbahçe'de resmi maç kariyerlerine bir kupayla başlamaları da ayrıca güzel oldu. Üstün basketbol yorumcusu İhsan Bayülken'in dediği gibi "Baktığınız zaman" ikisinin de Şaziye'den fazla süre alması, başta kontenjan senatörü Şaziye olmak üzere kimseyi üzmez gibi gözüküyor.

2 yorum:

sallanyuvarlan.blogspot.com dedi ki...

tribündeydim. iyi olduğumuzu düşünüyorum. ama kendini lider olarak gören ve küfürü engelleyen zihniyet sorgulanması gerekir. gassaray taraftarı polise karşı mücadele bile etti.bütün küfürleri ilkte onlar başlattılar .ve kendilerine amigo diyen insanların emniyetten birine ''genç fenerli tufan''diye bağırttırması tam bir rezaletti.tabi bağırmadım,bağırmam..

tozlu parkeler dedi ki...

tribünümüz açısından utanç gecesidir. polis terörünü alkışlayan bir tribüne yazıklar olsun.