30 Ekim 2010 Cumartesi

Türkiye Kadın Basketbolu Ne Zaman Kurtulur?


Suratı iptidai bir ağır ceza mahkemesi binasının istinat duvarı gibi gezen, sosyalliği sıfırın altında yıldız oyuncular,  yaptıkları işin ve giydikleri formanın bir takım sorumlulukları olduğunu idrak ettiği zaman.

Sporculukla taraftarlığı birlikte kaynattığı tencereyi ateşte unutup, ilkinin dibini yakan oyuncular "bileğimi kesseler" ve "kefen" laflarını dillerine pelesenk edeceklerine, işlerine öncelik verdikleri zaman.

Altyapıda forma giyen basketbolcular, ülkeye gelen Amerikalıların uçuk kaçık hallerine ağzı açık ayran budalası gibi bakarak "ehe ehe" diye gülmeyi bırakıp, "Bunlar nasıl hem böyle eğlenceli, hem de bu kadar başarılı olmuşlar?" diye kendilerine sordukları zaman.

Uzun lafa gerek yok...

Yıllardır çeyrek tane bile Pokey Chatman çıkaramadıysa bu ülke ve yıllardır "Kadın Basketbol" denince "yönetici" olarak "sadece" Jülide Sonat geliyorsa akla; bu sporda kurtuluştan söz edilemez. Kim bilir kaç sene daha bir kaç kulüp, bir kaç belediye, bir kaç da okul takımı oynar ligde. Ondan sonra da günün birinde, hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

Not : İşbu yazı, wnba.com sitesindeki Pokey Chatman'a dair haberin okunması sonucunda, gaza gelerek yazılmıştır.

Hiç yorum yok: