4 Ekim 2010 Pazartesi

Siktirin Gidin, Gelmeyin Bir Daha Maça


Fenerbahçe "kötü tezahürat" sebebiyle ceza almış.

Üzücü.

Yalnız ben bu cezaların nasıl verildiğini hala anlayabilmiş değilim.

Eskisi kadar özet görüntü verilmiyor artık ya da ben izlemiyorum o eski şevkle; ama hangi maça şöyle bir göz atsam bir kaç küfür duyuyorum.

Hele radyoda, arkada hikayeden fon olmayan maçlarda, sürekli bir üslup sorunu geliyor kulağa tribünden.

Yeni bir şey değil tabii.. Can Kozanoğlu'nun okumaya doyum olmayan kitabı "Bu Maçı Alıcaz"ın küfür ile ilgili bölümleri, en güzel bakış açısını sergiler. Bizlerin kafası da bu minvalde çalışır. Dolayısıyla yönetmelik ve cezalar ile küfürleri engellemeye çalışmak, mantık dışı gibi görünüyor. Bu tamamen yaratılan kültür ve ortam ile ilgili.

Adettendir; cemaat necaseti her zaman hazır tutar. İmam gazını salmaya görsün, ortalığı bok götürür.

Şimdi kulüplere ceza kesen Federasyon ve kesilen cezayı "Bak, gördünüz mü sizin yüzünüzden uf olduk" diye resmi siteden reklam edip, taraftara yüklenen Fenerbahçe düşünsün, "Acaba biz bir şeyleri yanlış yapmıyor muyuz?" diye. Yoksa daha çok gözyaşı dökülür kulüp muhasebecileri tarafından.

Yukarıdaki resimde kırmızı kart görmekte olan, kulüp büyüklerinin manevi oğlu E.B. de zamanında hakemin tekine "a.... koduğumun Fenerlisi" diye küfrederken kameraya yakalanmıştı, hatırlayacak olursak.

Ayrıca, taraftara başlıktaki cümleyi sarf eden kimdi? "Taraftara kimse küfür edemez" denildiği zaman "Ben ederim" diyenle aynı kişi mi? İmam hazretleri yani.

Ne demiştik?

Hiç yorum yok: