1 Nisan 2010 Perşembe

+1907 ve Renktaş Üzerine


Söz konusu bu kavramlar olduğu zaman söze nasıl gireceğini dahi bilemiyor insan.

İnternetin faydası saymakla bitmez. Erişemediğimiz bilgi, ulaşmadığımız dizi, izlemediğimiz film kalmadı paylaşım siteleri sayesinde ama zurnanın "fikir paylaşımı" deliğine geldiğimiz zaman ortada iç açıcı bir manzara olmadığını görüyoruz.

BBS zamanından bu yana sanal ortamlarla aralıksız iç içe olmuş herkesin hatırlayacağı onlarca fikir tartışması içerisinden "Sezen Aksu" ile ilgili olanı hepimizi güldürmüştür. Gün yüzü görmemiş küfürlerin havada uçuştuğu bu tartışmadan galip çıkan olmadı ama memleketin ileride alacağı hali, biz ta o günden görmüş bulunduk.

Televizyonda yayınlanan ve okumuş taifesinin toplandığı tartışma ortamlarında bile, fikirden çok "Ben sizi dinledim" cümlesinin uçuştuğu düşünülecek olursa, sanal ortamdan da fazlasını beklememek lazım. Lakin mevzu bahis taraftarlık olunca, insan laf-icraat oranının hiç değilse % 50 - % 50 olmasını bekliyor. Ne çare!

Bugün büyüklü küçüklü onlarca Fenerbahçe forumuna girip bakın. Hepsinde futbol bölümü vardır. Topikler, olaylar, insanlar, havada uçuşur. Ne güzel... Üslubunca fikir yarıştırılamasa bile, bir çabadır, değerdir.

Aynı forumlarda bir de "Amatör Branşlar" bölümü vardır. Basketbol ve voleybol başta olmak üzere, diğer spor dallarına ait konular da burada tartışılır. Pardon, "Tartışılır" iddialı bir kelime oldu. Kabaca şöyle bir görüntü sergilenir.

Takımların sezon içerisinde oynadığı maçlara dair topikler açılır. Altı doldurulur. Fakat ne doldurma? Maçın günü, saati, kaçıncı hafta müsabakası olduğu tercihe göre ya başlığa ya iç kısma karalanır. Ardından ver et gitsin yazıları.

Maçtan önce;
Başarılar.
Haydi kızlar.
Sizinleyiz çocuklar.
Duacıyız aslanlar vb.


Maçtan sonra, sonuca göre;
Helal olsun kraliçeler.
Brava sarı melekler.
Yürüyün efeler.
Süpersiniz krallar.
Canınız sağ olsun vs.


Ben buradaki amacı anlayamıyorum. Kot kafalıyım sanırım. Takımlardaki oyuncuların yolu ara sıra buralardan geçiyor diye, ne kadar çok adam yazarsa sporcuların da galibiyete o kadar çok inanacağı mı varsayılıyor acaba? Topikte 100 kişi başarı dilemiş, maçta 10 kişi yok. O nasıl olacak?

Hayır, verilen uğraşa, harcanan mesaiye de yazık.

Sezon başladı mı? Açarsın topikleri kafadan; misal "2010 Erkekler Voleybol Ligi 1. Hafta" diye.

Kuralar çekildi mi? Yazarsın rakiplerin ismini her haftaya.

Maçtan önce de tek seferde girersin "Başarılar" mealinde mesajları. Böylelikle sezon içinde yazıp durmaktan kurtulursun.

Maçtan sonra da vaziyete göre bir mesaj girersin artık.

"+1907" diye bir şey var mesela. "Ben sana katılıyorum bu konuda" demek. Ama aşırı dozda kullanıldığı zaman "Benim bu konuda söyleyecek bir şeyim yok. Fikirsizim" manasına geliyor. Bir, iki, üç, beş, on, yirmi, yüz... Bir insan +1907'de bu yüksek rakamlara geldiyse, kendini biraz nadasa bırakması gerekir. Ya ağır ön yargıdan, ya da kıvrımsızlıktan mustarip olmaktır bu.

Bir de "Renktaş" var ama onu duyunca bile midem bulanıyor. O yüzden hiç girmeyeyim o konuya. Yukarıdaki resmi "Lan bakayım google'a +1907 yazınca ne çıkacak?" fikirsizliğiyle coştuğumda buldum. Bundan kelli "renktaş" denince de aklıma gelen budur. Hayrını göreyim!

Hiç yorum yok: