15 Nisan 2010 Perşembe

Fenerbahçe Büyüklüğü

"Bu takım her şeyin en iyisini hak ediyor"
"İşte Fenerbahçe bu demek"


Fenerbahçe Kız Voleybol Takımı hakkında söylenen en temel iki cümle.

Birincisi eksiksiz doğrudur. Çünkü işlerini iyi yapıyorlar. Aldıkları sonuçlarla, giydikleri formaya duydukları saygıyı gösteriyorlar. Kazandıkları başarılar "Tarih sonuçlarla yazılır" sözünün hakkını veriyor.

İkinci cümle de doğru ama eksik.

Sadece Fenerbahçe değil, Türk Sporu budur.

Türk Sporu, spor kulüplerinin yokluk içerisindeki omuzlarında büyüdü. Bunların en büyüğü ise Fenerbahçe oldu.

Ukalaların yolu bizim bloglara ve forumlara düştüğünde müessese takımları ile ilgili kinimizi eleştiriyorlar ya hani. Onlara sorulacak soru basit. Neden "az çok" kitlesi olan küçük semt takımlarından, marka kulüplere kadar yükselen bir skalada sponsorluk değerlendirilmiyor da müessese kulüpleri kuruluyor? Efendim mevzuat da, muhterem kıl da, mirim yün de...

Müessese takımlarının seyircisi, Ankara'daki takım elbiseli Ziraat çalışanlarından, Eczacı'nın turfanda portakal kılıklı kibarlarından ya da Vakıf'ın adam başı 25 TL'den topladığı insanlardan ibarettir. Üçü bir araya gelse, dün akşamki Fenerbahçe taraftarının sayısına ve coşkusuna yaklaşamazlar.

Fenerbahçe camiası bu kızlara borçludur. "Kupa büyüklüğü olmayan ve adı konamayan" büyüklüğün pelesenk edicileri, yıllardır voleybol takımlarından esirgedikleri ilgiyi, sadece final maçlarında değil, sürekli ve bizzat ödemekle yükümlüler. Bunun yanında, Serdar Gürel'in yıllar önce bulduğu "Sarı Melekler" namını Türkiye'ye ve aleme benimseten bu kızlar da gelecek yaşamlarında fark edecekler ki Fenerbahçe'nin büyüklüğü hakikaten başka hiç bir şeye benzemiyor. Bütün manevi güzellikler Fenerbahçe sayesinde onların olacak. Yeter ki Fenerbahçeli kalabilsinler.

Hiç yorum yok: