20 Nisan 2010 Salı

Gerilim Baronu

Senelerce kıta komutanlığı, askeri savcılık, DGM Cumhuriyet Savcılığı yapacaksınız; günün birinde Fenerbahçe-Beşiktaş maçından sonra uzatılan mikrofona, fantastik kuntastik film unsuru gibi "Gerilim baronu" deyip, duracaksınız. Olacak iş mi?

İş mi, değil mi bilmem ama büyük kurnazlık... "Hukuk adamı" kimliğiyle hangi ithamın suç teşkil edip, hangisinin kanun nazarında ete süte dokunmayacağını iyi bilen Engin Baltacı'nın söyledikleri mühimdir. Her maç sonrası, yenilen takımın (özellikle bu takım Beşiktaş ise) söylediği klişe cümlelerden ibarettir ama yine de mühimdir.

Fenerbahçe Başkanı ya da yöneticileri iki kelime ettiğinde "Acaba şunu mu demek istediniz? Yoksa bundan mı dem vurdunuz?" diye ısrar ede ede, söylenmemişleri bile ortaya çıkartmaya (!) çalışan Türk medyası, "Beşiktaş yarım büyüktür. Çapı İstanbul'un iki büyük takımından tekinin yarı çapı kadar bile değildir" demeden, üzerine gitmeli bu demecin ama nerede? Tirajın nereden akacağını biliyorlar tabii.

Koskoca yönetici adam, resmen çıkmış, "Altılıda bu ayak kurulmuş" der gibi, "Bu lig kurulmuş" diyor. Peşine de ekliyor, "Ben kimseyi hedef göstermiyorum" diye. "Kuranlar kim?" diye soruluyor. "Bunu söyleyemem" diyor. Bu arada, Futbol Federasyonu zerre alınmıyor. Herhalde "Tenis, Eskrim ve Dağcılık Federasyonlarını" ilgilendiren bir husus olduğu için (!)

"Gerilim baronu olsa olsa böyle bir şeydir" diyerek Engin Baltacı'ya bir kıyak geçelim. Buyursun, gelsin, yukarıdaki resmi bizden alsın ya da Akaretler'e gönderiverelim. Siyah-beyaz da giyinmiş. Bir takım madalyalar falan var üzerinde. Kupasız geçen sezonda, mansiyon niyetine. Yönetim kurulunda birbirlerine verirler.

Hiç yorum yok: