15 Nisan 2010 Perşembe

Arzu Göllü

Hanımefendilik dâde haktır. Sonradan olunmaz. Kadınların yaptığı takım sporlarında bunu görmek çok daha kolay oluyor.

Mevzunun öznesi Arzu Göllü.

Düzenli olarak Fenerbahçe voleybolunu takip etmeye başladığımız senelerden bu yana, ilerlemiş yaşı yüzünden tribünden seslenmelerimize maruz kaldı Arzu. Her defasında gülerek mukabele ettiği için "teyze" ortadan kalktı, oldu "abla". Sonra "abla" da yok oldu, sadece Arzu kaldı geriye. Hatta tribünde ara sıra "teyze" diye seslenen olunca şaka yollu kızdık birbirimize "Arzu'ya yaşlı diyen karşısında bizi bulur" şeklinde.

Detayına bir sonraki yazıda gireceğimiz "Tribün-Saha" ilişkisi içerisinde oyuncunun yapabileceği en doğru şeyi yapıp, her daim tribüne gülümsedi Arzu. Bir gülümsemeye mi tav olduk? Tabii ki hayır. Saha içinde de, işinden başka bir şey yapmadı. Bir Aysun zeytinyağlığına, bir Neslihan tuhaflığına, bir Işıl çiğliğine girişmedi asla.

Seremoni sonrasında, soyunma odasına giderken, file arkasından "Teşekkürler" diye seslenmemize, duraklayıp, bir adım geri gelerek verdiği "Tebrikler" cevabı için de bir kez daha teşekkürler.

Hiç yorum yok: