16 Ekim 2009 Cuma

Taraftarlar Ölsün Madem

Serdar ağabey, Milliyet arşivlerinde gezerken görmüş bu fotoğrafı, bana yolladı. Şairin dediği gibi; içkiye benzer bir şey var bu resimlerde. Kötü ediyor insanı, kötü... Hele birde hasretlik oldu mu serde; eski tribünler başka yerde, sen başka yerde. Dertli ediyor insanı, dertli..

Onlarca kişi bir bayrağı çevrelemiş, stadyumu turluyorlar. Ne var bunda? Bir şey yoksa eğer, neden yasak bu sahneler?

Takımını sevmek, ona gönül vermek, markayı üzerinde taşıyan tekstil ürünleri giymekle mi alakalı sadece? Değilse eğer, neden bu "Lisanslı Ürün" tantanası?

Neden, gayri safi milli hasılanın paylarına düşen kısmı, her sabah evinden çıkan dar gelirlilerin ve öğrencilerin cebine sıkıştırılıyormuş gibi davranıyor Fenerbahçe?

Ekmeğini elden, suyunu gölden içemeyen insanların çoğunlukta olduğu Türkiye'nin, en saf ve büyük sevdası olan Fenerbahçe'yi, halktan bu denli uzaklaştırmak neden?

Ne yani, eskideki büyük ve halk çocuğu Fenerbahçelilerin ruhu şad olmasın mı? "Onların parası yoktu, Fenerbahçeli olmaya layık değiller. Bu zamanki çulsuzlar da öyle..." diyerek mi Cumhuriyet olunuyor?

Şimdilerde tribünden haykırılan "Ekmeği tuza banıp yemek" tezahüratı geliyor aklına insanın. Tuza bandırılmış ekmeği taam ederek, yaşamı idame ettiriyor olmak, fakir fukara, garip gureba işidir. İmkanı olmayan insanlar açlıklarını bu şekilde gidermeye çalışırlar.

Fenerbahçeli olan insanın, en büyük gıdasının "maça gitmek" olduğunu düşünerek bir soru daha soralım.

"Komşusu açken tok yatan" kimdendir?

Hiç yorum yok: