13 Ekim 2009 Salı

Pankart Denince Groupizmir

Fotoğraf untilthegrave'den ama ben bilhassa resmin sol alt köşesindeki pankarta dikkat çekmek istiyorum. Keşke elimizde daha kaliteli bir çekim olsaydı da onu koyabilseydik ama şu görünüş bile yeter. El emeği, göz nuru...

Fenerbahçe Müzesi'nde ve özel arşivlerde itinayla saklanan tribün resimlerinde, özlemle andığımız nice pankart görüyoruz. Yarım asırdan uzun zaman önce başlayan "Fenerbahçe Tribünlerinde Pankart" hikayesinin bir çok mihenk taşı var ama yakın tarihe bu minvalde damga vuran bir isim sorsak, çoğunluk "Paşalı Birol" der, haklı olarak.

İşte o Paşalı Birol'a, bundan seneler önce, daha çok genç sayılacak yaşta yarenlik eden ve onunla beraber pankart taşıyarak boydan boya stadyumu ören, internet alemindeki namıyla GROUPIZMIR Tolga abi de, "Fenerbahçe Tribün Tarihi"nin pankart anlamındaki mihenk taşlarından birisidir şüphesiz.

Yukarıdaki muazzam pankartta da görüldüğü üzere, özgün çalışmalar konusunda bu kadar başarılı bir insana kolay kolay rastlanabileceğini düşünmüyorum.

Onun pankartları asılırken, sahada yaşanan olayın bütün ruhu ve heyecanı tribüne geliyor. O pankartlara saha içinden bakıldığında, tribünün bütün enerjisi sahaya iniyor. Tozunu oksijen diye içine çektiğimiz Fenerbahçe tribünlerini tutkuyla sevilir hale getiren unsurların içerisinde bu pankartlara ve onu yapan insana yer vermemek, en basit tabirle ayıp olur. Bu ayıbın yolunu kayıp etmemek için naçizane bir çaba bizimkisi.

İnsan sevdiği yerlerden ve insanlardan uzakta olunca, ağır yokluk duygusunun yanında bir de yüksek heyecan hissediyor. "Zamanı gelecek ve ben de gideceğim" şeklinde özetlenebilecek o heyecanın içerisine "tribün" girdiği zaman, bir kurtarıcı olarak fotoğraflara sarılıyorsunuz. Ve resimlere bakarken, gözüme bir pankart çarptığında, hep soruyorum kendime "GROUPIZMIR Tolga abi, hayat gailesi ve dolayısıyla mesai zorunluluğu onu kısıtlamasa neler yapardı acaba?" diye. İhtimalleri düşünürken bile, tribünde yapılan bir omuz omuza heyecanı sarıyor bünyeyi. İşte Fenerbahçe bu tutkulu halkın, geleceğe mirasıdır.

O pankart vesilesiyle; gelecekte tribün demirlerine asacağımız müstakbel sanat eserleri için, sana ve Pınar abla'ya bir kez daha teşekkür boynumuzun borcudur. Emeğine, emeğinize sağlık.

1 yorum:

mcD dedi ki...

sorsan hiç kimse içmiyor
25 gram yetmiyoor:)