29 Eylül 2009 Salı

Demirspor Külliyatı 2010 - 2

Barad-Dur'un, Haydarpaşa Demirspor ve İstanbul Amatör külliyatına kaldığımız yerden devam.
------------------------------------
Evet biraz süre geçti üstünden ama ne yapalım; işten vakit bulup anca yazabildik. Bayramın üçüncü gününe adres belirtmiştik. Eski mekan Selimiye.

İlk maç olan Haydarpaşa Demirspor – Çavuşoğlu maçında Gorky de yanımda. Çavuşoğlu güçlü bir ekip. Geçen sene son anda Süper Amatör şansını kaybetmişler. Haydarpaşa Demirspor Arjantinvari formaları ile sahada.

Geçen seneye göre bir hayli değişmiş kadro. Cumhur, Yavuz ve bir kaç tanıdık sima dışında pek fazla aşina olduğumuz isim yok.

Maçın başlamasıyla görülüyor ki Çavuşoğlu gerçekten de iyi bir takım. İyi top çeviriyorlar. Henüz maçın başlarında, 5. dakika civarı, bir topları direkten dönüyor. Demirspor oyunda dengeyi kuruyor ve 20. dakikada, 10 numaralı oyuncusunun ayağından üstünlük golünü buluyor.

Bu arada tribünlerden bahsedelim biraz. Uzun süre sonra Demirspor maçını ilk kez bu kadar kalabalık gördüm. Ama çoğunluk Çavuşoğlu oyuncularının aile eşrafıydı sanırım. Sahaya seslenmeler, el sallamalar, “Akşam söz vermiştin Emre gol atacağım diye” tarzı kız kardeş istek ve hatırlatmaları.. Baya bir curcuna ortam.

Tekrar maça dönelim. Haydarpaşa Demirspor golü bulduktan sonra oyunda üstünlük kuruyor gibiydi. 28. dakikada bir topları çizgiden çevrildi. Bu pozisyondan 2 dakika sonra da 11 numaralı oyuncunun ayağından 2. golü buldular zaten. "Ulan" dedik kendi kendimize "Takım daha bir sağlam olmuş"... Bunu dememize kalmadı ki Çavuşoğlu hafif baskı kurar gibi oldu. İlk yarının sonlarına doğru da Çavuşoğlu direkten dönen topu kafayla tamamlayıp, farkı bire indirdi. 10 numaralı oyuncularının attığı bu gol belki de Demirspor’un moralini bozdu.

Devrede, çaydı tosttu gazozdu derken kısa bir mola veriyoruz. Tekrar tribüne çıkarken, Fenerbahçe için deplasman arkadaşım Korhan’ı görüyorum tribünde. O da eski Selimiye müdavimlerinden. Kısa bir sohbet sonrası maça dikkat kesiliyoruz. Bu arada Demirspor maçından sonra başlayacak maç olan Selimiye – Yoncaspor maçını bekleyen Yoncasporlu oyuncular da tribünde.

İkinci yarıya hızlı başlıyor Demirspor. 52. dakikada ikinci golün sahibi 11 numaranın ayağından 3. golü bularak farkı tekrar ikiye çıkarıyorlar. Yalnız şunu da söylemeliyim ki Demirspor santrforsuz oynuyor resmen. Niall Quinn görünümlü 9 numaraları, görüntüsünün hakkını veremedi. Bu dakikadan sonra daha rahat olması ,oyunun kontrolünü ele alması gereken Demirspor’ken, bunu Çavuşoğlu yapıyor. Ve 57. dakikada 6 numaralı oyuncularının ayağından buldukları erken gol, güvenlerini yükseltiyor. Burda Çavuşoğlu’nun 7 numaralı oyuncusuna dikkat çekmek lazım. Takımını kurtaran kaptan misaliydi. Yanlış hatırlamıyosam Sercan isimli bu arkadaş acilen keşfedilmeli.


Fark bire inince Çavuşoğlu daha da yükleniyor. Ve 65. dakikada beraberlik golü geliyor. Coştukça coşuyor Kartallılar. Maç boyu maçı kameraya alan bir abimiz “Hadi beeee… yenerseniz 5’er lahmacun benden” diye inliyor. Bu muhteşem motivasyon işe yaramış gözüküyor. Beraberlik golünden 3 dakika sonra Rio Ferdinand’ı andıran 5 numaranın golüyle Çavuşoğlu maçta ilk kez öne geçiyor ve maçın sonu : 3-4

İki kez iki farklı öne geçilen bir maçı kaybetmekle büyük avantaj kaybedildiği kesin.

Günün ikinci maçında, eski semtimizin takımı Selimiyespor, süper amatörün yeni ekibi Yoncaspor karşısında. Gorky yanımızdan ayrılıyor. Korhan kardeşimle muhabbetle geçen bir ilk yarı olduğundan fazla maça dikkat edemiyoruz. Selimiye’nin attığı ofsayt kokan golü görebiliyoruz. Devre de bu golle, Selimiye’nin 1-0 üstünlüğüyle bitiyor.

Tribünlerde Yoncaspor’a destek veren 20-30 kişi ve Selimiye’nin yerlisi olan 15-20 yaşlı abimiz var. İkinci yarıyı seyretmiyoruz ancak sonradan Selimiye’nin karşılaşmayı 3-1 kazandığını öğreniyoruz.

Salı günü oynanan bu maçlardan sonra hafta sonu oynanan maçlarda, Haydarpaşa Demirspor, İstanbul Darülaceze ile deplasmanda 2-2 berabere kaldı. Selimiyespor ise Büyükçekmece deplasmanından golsüz beraberlikle döndü.

Devamı gelecek...


Hiç yorum yok: