25 Eylül 2009 Cuma

Kaşkollu Polis

Konuya girmeden önce, olayın bir tarafı olduğumuz için uygulamaların bize tuhaf gelmesi ihtimalini, terazinin bir kefesine koyalım.

Diğer kefeye de stadlarda ve salonlarda uygulanan güncel emniyet (?) tedbirlerini yerleştirelim. Sırasıyla;

1. Dışarıda toplum polisinin arama ile bozuk paraları ve kafasına esen sert cisimleri toplaması ama içeride dönen bozuk para ve meşrubat sirkülasyonu.

2. Yine içeride, bu kez çevik kuvvetin vaziyet alması ve taraftara yönelik "Sizin ne işiniz var burada? Hadi sizi geçtim; bizim ne işimiz var burada? Madem hem sizin, hem benim işim yok; benim kendime iş çıkartmam gerek. Ne bakıyorsun lan? Al bunu, al, al, al" gerginliğini sürekli hissettirmesi.

Sosyal ve psikolojik etkenler zerre düşünülmeden, klasik bürokrasi refleksleriyle çıkartılan kanunlar eşliğinde yapılan bu akla ziyan önlem silsilesine yeni bir halka eklenmiş bu sezon.

Şuradaki habere göre, tribünde izlediği takımın kaşkolunu takan polisler varmış. Bunların tespitleri eşliğinde taraftarlar cezalandırılıyormuş. Tabii uygulamanın keyfiliği sabit. Örneğin tribündeki polis beyin morali o gün fazlasıyla bozuksa, neşeli bir gününde tolore edebileceği davranışa cezalık muamele yapmaması için bir engel yok. Hatta bilakis, "işini layıkıyla yapmış olmak" gibi terapi etkisi yaratabilecek bir karar olduğundan, rahatlayarak hayatına devam etmesi mümkün. Bu arada "ne şehittir, ne gazi" olan tribündeki müstakbel niyazilere ne olacak? Allah bilir.

Benim, bu hususa ve sonrasına dair merak ettiğim birer şey var.

Birincisi, polis amcaların taktığı kaşkollar lisanslı ürün mü olup, olmadığı?

İkincisi de, jurnal müessesesi ne zaman harekete geçirileceği?

Mesela bizim kulübün başında hazırda bir Padişah hazretleri varken yapılabilir bu.

Yaşasın meşrutiyet!

1 yorum:

koskorcuk dedi ki...

bunlar kafayı yemiş. futbol suçtur diyerek en sonunda yasaklanacak.