1 Eylül 2009 Salı

Geçti Bu Yaz

Ağustos'u da yerle bir ettik, Eylül geldi. Sonbahar vakti gelince klasiktir yapraklar üzerinden edebiyat ya.

"Yerlere düşmüş, kahverengiye çalan altın rengi yapraklar bana seni hatırlatıyor. 'Neredesin?' diye hafif hafif ama yokluğunu hissettirecek kadar soğuk esen rüzgara soruyorum. Cevap bile vermeden, esip gidiyor yanımdan" falan hikaye. Öyle yumuşak geçmiyor o işler.

Sonbahar gelince benim aklıma aşağıdaki şarkı ve sonundaki soru gelir. Hoş, bizimkisi nafile bekleyiş, boşa özleyiş. Ulan bu son cümleyi yazınca aklıma geldi; o değil de, madem "Geçer, gider"di ve madem "Böylesi bir şey mümkün değil"di, ne diye her sensiz gecenin sabahı "Bu Sensiz İlk Gecem"deki gibi oluyor? Çok bilmemek lazım bu işleri... Sağlığınıza duacıyım.

Şarkıya gelince... Budur.

Yar gülleri beyaz beyaz, yarimde naz, bende niyaz,
Aşk faslına başlamadan geçti bu yaz, geçti bu yaz.
Yar yar aman yar yar aman, yar yüreğim oldu keman,
Kavuşmamız yar ne zaman, yar ne zaman, yar ne zaman.

Hiç yorum yok: