28 Eylül 2009 Pazartesi

Sevgili Dinletmek

Haberdeki şahıslar itibariyle, bu mevzu özelinde, olayın basına yansıyandan farklı olduğu düşünülebilir ama zaten mühim olan ara başlıktaki cümle.

"Bu yolla herkes dinlenebilir"

Sevgilinden mi şüpheleniyorsun? İlgili makamlarda tanıdığın varsa ve ince bir bürokrasiye nazın geçiyorsa, dinlet telefonu. Ne şüphe kalsın, ne kuruntu. Pür-i pak ilişkiye kavuş...

Hadi lan ordan!

Gerçi bir kamuoyu araştırması yapılsa ve "Bireysel ilişki açılımı yapıyoruz, kura ile belirleyeceğimiz şahıslara belirli dönemlerde karşı tarafın haberi olmaksızın dinleme hizmeti hediye edeceğiz" deseler çoğunluk balıklama atlar. Çünkü hemen her ilişkide taraflar birer dönem ve değişen şiddetlerle Dr. Watson sendromu yaşarlar.

Teknoloji ilerledikçe bunun bokunu çıkaranlara sık sık rastlanır oldu. "Sevgili tuvalete gittiğinde, masanın üzerindeki telefona saldırıp, geri dönene kadar ışık sönsün" diye bekleyenleri mekanlarda görmedik mi örneğin? Şeytan diyor "Kalk, telefonu ekleştir alnının ortasına" ama bize ne, onlar böyle mutlu... Bu halleri oyunun bir parçası haline getirdikleri bile seziliyor zaman zaman. "Biz birbirimizin e-mail şifrelerini biliriz" havalarında çalanlar örneğin. Ooo büyük marifet! Vaziyetler anlatılmayıp da inbaks!! marifetiyle öğrenilince apayrı bir heyecan geliyor demek ilişkiye (!)

"Bu modernizm kisvesindeki dedektiflik hallerinin üstesinden gelenler soluğu nikah masasında alır, başa çıkamayanların ise yolu ayrılır" türünden genelleme yapacak bir durum yok ortada. Zira uzun süreler evli olup, birbirine hafiye atayan çiftlerin de varlığı geliyor kulağa.

Yıldırım Türker, bugünkü yazısının başlığını "Masumiyet çağının sonu" olarak atmış. Oradaki toplumsal ve siyasi konuları şimdilik bir yana koyalım, "Bireyler olarak o çağın sonunun geldiğini nereden anlayabiliriz?" sorusunun cevabı açık değil mi?

"Sevgilim" dediği insanı kaybetmekten haklı olarak korkanların yerini, güvensizlik üzerine bina edilen ilişkiler ve yüzsüzce dile getirilen "Ya beni bırakıp, başkasına gidersen..." korkuları alıyor. Masumiyetin ruhuna bir Fatiha okumayıp da ne yapacaksın?

Hiç yorum yok: