Geçenlerde Rus kanalının tekinde, bir belgesel yakaladım, sonlarına doğru... Oturduğumuz yerde, bekar halimizle evlilik üzerine kesilecek ahkamlara "Hadi lan oradan" mesafesindeyiz, malum ama ilgi çekici, "Evlilik Fetişleri" gibi bir şeydi konusu. En azından ben arada geçen İngilizce kelimelerden o kadarını çıkarabildim.Evli çiftlerin birbirlerinden ne kadar zamanda sıkıldığını ve bunların sebeplerinin neler olduğunu grafiklerle anlatıp durdular. Kril alfabesinin ezberleyebildiğimiz kısmından anlayabildiğimiz kadarıyla ve çoğunluğun tahmin edeceği üzere, grafik üzerindeki en önemli verilerden bir tanesi sex ile ilgiliydi. Halbuki bu konu üzerine o kadar kafa yorulacak bir şey değil çağımızda. Master Ayşe Arman'ı çağırsalar, hem memleket matbuatı bir soluk alır hem de derin bilgiler edinirler ama kendisinin varlığından haberleri yok herhalde Rusların.
Neyse, mevzu bu değil.
Evlilik zor zanaat.
Evlenmeye kafayı taktığı insanla evlenemediği ve evliliği "Hayatın Olmazsa Olmazı" olarak gördüğü için başka insana meyleden ve unutamayan için çok daha zor.
"Çok çok daha zor" olan ise "Tek Eşlilik" müessesesine yüklenen anlamı; ekseriyetle kullanıldığının dışında "Takıntı / Saplantı" raddesine getirmek olmalı. İşte buna kesilecek ahkam var stoklarda...
Şüphesiz bundan sonra yazacaklarım, yazan dışında kimseye bir şey ifade etmeyecek. Ama ne yapalım? Yazalım diye varız...
Malumaliniz, makyajın İngilizcesi make up. Küçük bir harf değişikliği ile "make up", oluyor size "wake up". Uyuşuk, uyuşuk geçip giden bugün "wake up vesilesi oldu, make up kelimesi". Küçük bir sohbette geçen bir kaç kelime;
- Makyajını sil falan derken, gece 1'i geçiyor...
Aklıma, bütün o geceleri getirdi. İstanbul'da gece sabaha dönerken bile eksik olmaz korna sesleri. O sesleri hiç duymamak için, çok sevmek gerek...
- Makyajını silmemişsin.
- Çok yorgunum...
Kocaman bir sessizlik... En azından benim için...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder