
Almaty dağlarına kısa bir yürüyüşe uzanmadan önce kendi çapımızda seçim meçim yazacaktık ama insanın fikrine ne düşeceği belli olmuyor. Öyle sevinçli bir haber geldi ki memleketten, sandık vs. gibi ucundan bucağından tatsız bir mevzuya el değmez artık. Yarın, öbürgün, bir ara yazarız. Bir tuhaf cümle oldu bu da. Sanki biz seçim yazmasak memleketin fikir hayatı yara alacak. Hadi oradan! Neyse...
Yıllar önce Kadıköy'ün sahafları henüz hakikaten sahafken gözümüzün değdiği "Za’ferân" isimli küçük bir kitapçıktan aklımızda kaldığına göre, Safranbolu'ya ismini de veren "Kemyâb bir nebât" olarak bilinir "Safran". Çok hoş çiçektir. Muazzam faydalı baharattır. Bir dirhemi ile, bin dirhemi sarıya boyama kudreti vardır. Şanı boldur. Fakat kelamının bile bizi mutlu etmesi son bir kaç yıla rastlar. Bu akşam da öyle bir akşam işte.
Velhasıl-ı kelam, safrana selam, temadi etmesine duaya devam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder