14 Mart 2009 Cumartesi

Ruhsuzlar ve Milyarliklar


"Milyarlik essekler, essogluessekler" vardi zamaninda. Bir de "Ruhsuz ibneler". Olur olmaz soylendigi cok olurdu. Hakli olarak bagirildigi da. Lakin zamanimiz hic bir seyin ortasinin olmadigi zamanlar oldugu icin, rafa kalkti bunlar tumden.

Taraftar dillerine pelesenk kelamlar cogunlukla kucumsenir elit kitle tarafindan. "Bunlarin da alayi teknik direktor. Hepsi yonetici kardesim. Uc tane koyun versen gudemezler, surekli konusurlar" denerek, tuhaf bir genelleme yapilir.

Bilmem kac milyon tane seveni olan camialarda herkes bir kelime etse Iskenderiye Kutuphanesi'ni dolduracak kadar malzeme ortaya cikacagi icin; bir yere kadar haklidir bu tespit ama dile getirilen her olumsuzluga bu sekilde yaklasmak da sorunlari hali altina supurmekten baska bir ise yaramiyor. Hali altinin da kapasitesi bir yere kadar.

Biraz kalemimizin ahlakini bozacagiz ama;
Sampiyon olunan son seneler dahil olmak uzere; "Fenerbahceli Futbolcu" denen insan toplulugunun, sezon icerisinde defalarca asagidaki halet-i ruhiyeleri etrafina yansitmadigini soyleyebilecek olan kac kisi var?
"Sampiyon olursak ekime kadar, olmazsak s.kime kadar"
"Ipimle kusagim, s.kimle tasagim"
"Dunya s.kime, minare gotume"


Diyelim ki boyle gorenler olarak biz, hepimiz, futbol denen seyden bihaberiz. Futbolcu psikolojisinin P harfinden bile anlamiyoruz. Ridvan'da mi bilmiyor? Her hafta ayni seyleri soyluyor adamcagiz, asagidaki programda. "Kahroluyorum Guntekin, yeter artik" diye programi terkedecek ya da sinirden bir sey olacak diye korkuyoruz. Sevdigimiz agabeylerin sinirlerinin iyice yipranmasindan korktugumuz gibi.

Omur torpusu musunuz, Fenerbahce futbolcusu musunuz aslanim siz?

Hiç yorum yok: