21 Mart 2009 Cumartesi

Bayrak


Dün UEFA Kupası'nın çeyrek final kuralarını çeken isim Can Bartu'ydu. Sinyor'u kelimelerle anlatmaya çalışmak nafile olur. Fenerbahçe tarihinde Can Bartu'nun büyüklüğü, ancak mahalle maçlarında koştururken kendisini Can diye takdim eden (yani Fenerbahçeli olmasına vesile olduğu) eskinin küçükleri, şimdinin büyükleriyle anlaşılır. Bu da epeyce bir insan eder...

Saha içerisindeki her şeyi bir kenara koyalım. Fenerbahçe son yıllarda böyle bir bayrak adam yaratamadıysa kabahat kimin, kimlerin? Toplum değerlerinin erozyona uğraması, maneviyat denen şeyin modası geçmiş kışlıklara, dolapların arkasında naftalinle birlikte yarenlik etmesi gibi şeyler, hep yuvarlak tespitler.

Milan'ın yarattığı Maldini efsanesine bir kilometre yaklaşamamak neden? Michael Jordan denince akla gelen onca şeyin arasında en büyük yeri Chicago'nun alması gibi, onunla çağdaş herhangi bir isim söylendiğinde Fenerbahçe'nin "Ama"lar eşliğinde hatırlanmasının sebebi nedir?

Bugün İslam Çupi'yi haklı ve yüksek bir mertebede tutan zihniyetin, kulübün resmi görüşüne ve arkasında durduğu insanlara "eleştiri getiren herkesi" ve geçmiş hizmetini silmesi sonucu bugün "Bayrak Adam" rütbesinde insan kalmaması sürpriz değil. Çünkü istavrit hafızası böyle bir şey. Zamanında İslam Çupi'nin de "Teknik direktörleri yerdiği, futbolcuları yerin dibine soktuğu, yönetimleri kalemiyle dövdüğü" unutulur. Bir mit yaratılır. Günün gerçekliği, beşerin zaafları ve meziyetleri ise resmi görüşün ve yarattığı mitle takipçilerinin altında ezilir.

Fenerbahçe bir asırı aşkın zaman halkın takımı oldu. Bir o kadar daha bu mirası afiyetle yiyebiliriz. Ama halkın takımı olmanın bir bedeli ve bu bedeli öderken esas olan şeyin "Hoşgörü göstermek" olduğunu unutan zihniyet görev başında bulunduğu müddetçe, "Halkın Takımı" sıfatının sandığımız kadar uzun ömürlü olmayacağını görmek için kılavuza ya da dürbüne gerek yok.

Temcit pilavı bir emsal olacak ama Can Bartu gibi insanları, sırf eleştirdiği için silen zihniyet, Emre Belözoğlu gibi birine sahip çıkmakta tek bir an olsun tereddüt göstermiyorsa "Biz neden bayrak adam yaratamıyoruz?" diye sormanın alemi yok. Tıpkı yıllar sonra "Biz neden halkın takımı değiliz"i sormanın alemi olmayacağı gibi.

Sancağı düşmana vererek, dalgalanmasını sağlayamazsınız. Halkı kendinizden iterek, kendinizi halktan soyutlayarak "Halkın Takımı" kalamazsınız.

Hiç yorum yok: