Monarsi olsun, tek partili cumhuriyet olsun, cok partili rejim olsun; yonetme anlayisinin "Tebaaya hukmekmet" anlamina geldigi ulkelerde; alan razi, satan razi oldugu icin, siyasi iktidarin (siyasetle ilgisi olsun ya da olmasin) her kurumda kadrolasmasina sasirmamak lazim. Hele bu ulke Turkiye ise, gerici olarak nitelendirilen kesimin, kendine ilerici yaftasi yapistirmis olanlardan daha iyi organize oldugu aci gerceginden hareketle, bu kadrolasmanin sacmaliklarina iyice alisik olmak lazim ama yok. Tam "Alistik" derken, baska bir sey cikiyor ortaya.Ilk cumle baglaminda; gun icerisinde ayyuka cikan "Tubitak ve Darwin" olayina gulup gecmistik ama sonra sayin Devlet Bakani'nin aciklamasi dustu ajansa. Ne diyordu, sayin Aydin (?)
“Sansür konusu TÜBİTAK’ın işi değil. Bilime ambargo koymak, Darwin’e sansür koymak akla gelecek bir şey olamaz. Tam tersine bilime ne kadar kendisi yanlış yapmış olursa olsun hizmet eden kim varsa, bilim adamı sıfatını almaya hak kazanmışsa, onun görüşlerinin anlatılmasıdır. TÜBİTAK olarak işimiz gücümüz yok sansürle mi uğraşacağız? Çok açık söyleyeyim, kimse bundan bir ideoloji okumaya çalışmasın. Bizim Darwin ile ne kavgamız olabilir. Adamcağız ölmüş gitmiş.”
Yani Darwin hakkin rahmetine kavusmus olmasa, bir de ellerin uzanacagi bir yerde olsa, "Darwin, sana soyluyorum. Akilli ol. Teoriymis, pratikmis girme boyle islere. Biz bugune bugun "Kizilciklar oldu mu" turkusunden iceride omurler curutmus bir anlayisin ahvadiyiz. Gotururuz merkeze, gosteririz herkese" diyecekleri manasina mi geliyor bu?
Yasindan basindan utan Darwin. Harun Yahya dururken, sen kimsin?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder