21 Eylül 2010 Salı

Balans ve Merdiven

Bir önceki yazıda bahsettiğim merdivenden görünen manzara buydu işte.

Yine bir rüya gördüm dün gece.

İki basamaklı bir merdivende oturuyorum. "Ele Güne Karşı" çalıyor. "Bir tek bu albümü yok bende MFÖ'nün" diyorum. Şarkı kesiliyor. Ortalık kararıyor. "Hadi sana güle güle" diyor, yukarıdan bir ses.

Sırtıma yediğim bir tekmeyle düşüyorum, hep düşüyorum.

Burnumda hafif buzlu kahve ile limonlu cheese cake kokusu, kulağımda telefondan çıkan bir deklanşör sesi, gözümün önünde güzel bir çift ayağın resmi...

Ne diyordu Ahmet Haşim, "Merdiven" şiirinde?

"Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak"

Hiç yorum yok: