5 Kasım 2009 Perşembe

Up Up Up!

Dizi sırasını savdık, bir de film yazalım.

Her yeni Pixar animasyonunu gördüğümde, canlı oyuncularla çekilen filmlere olan inancım yitip, gitmeye devam ediyor. Tabii ki abartılı bir düşünce bu; örneğin Şener Şen'i animasyon olarak izleme fikri doğrudan doğruya saçma ama Pixar da işini gerçekten abartılacak kadar muazzam yapıyor. IMDB'de "Spirited Away"i geçip, "Wall-E"nin arkasından ikinciliğe gelen "Up" da serinin son halkası oldu.

Up'ı izledikten sonra "İnsana hayallerinden kesinlikle vazgeçmemeyi salık veriyor. Salondan çıktığımda, ne kadar boş işlerle uğraşmakta olduğumu anlayıp, doğrudan hayallerime verdim kendimi" şeklinde gaz alıp veren kimseler kesin mevcuttur ama diğer bir tırt gibi gözükebilen yoruma girecek olursak, bu filmin hayallerden ziyade sevgiye dair olduğunu söyleyebiliriz. Yapmak istedikleri şeyi keyiflerinden veya tembellikten değil, hayat gailesi ve masraflar yüzünden erteliyor ikili. Ama yukarıdaki posta kutusu ve filmin baş rolündeki albüm, ulaşılabilecek en güzel hayalin "böyle bir eş" olduğunu anlatıyor.

Bir önceki paragraftaki melankoli yüklü hallerden de anlaşıldığı üzere, bir Disney yapımının alamet-i farikası olarak, klasik duygu selini bekleyenler yine yanılmaz. Ama bu sefer taklayı fena yerde attırıyorlar. Ortalarda bozulup, mutlu sonu görünce toparlamaya alışık bünye, daha kafadan Ellie'nin vefatıyla mutsuzluğa gark olunca, filmin sonuna kadar bütün sahneler "Kaderin böylesine yazıklar olsun" demekle geçiyor.

Velhasıl-ı kelam "İzledim, pişman oldum" denecek bir yapım değil. Gördüğünüz yerde çökün.

2 yorum:

tosun dedi ki...

Aylardir oyle reklami yapildi ki, simdiye kadar izlediklerinizi unutun tadinda, beklentiler de cok yukseldi haliyle.
Tamam, mesaji falan idare eder, klasik bir mesaj olsa da guzel sekilde verilmis. Her ne kadar, filmin asil hedef kitlesi olan ilkokul cocuklarinin bu mesaji ne kadar alabilecegini pek anlamasam da, esas kismindan filme 7 verilebilir.
Ancak usul kismina gelince, beni pek tatmin etmedi film. Sanirim bunda benim aylardir bekledigim bu filmi, kendimden kaynaklanmayan ufak bir hata sonucu 3 boyutlu yerine 2 boyutlu izlememin de bir miktar etkisi var. Ama ne bileyim, genel kurgusu olsun, animasyonun kendisi olsun, aylardir reklami yapildigi kadar yoktu bence, hatta hic yoktu sanki, simdiye kadarki animasyon filmlerin uzerine ne eklemis anlamadim ben.
Neticede izlenir, ama mutlaka 3 boyutlu olarak, ve mumkunse gece seanslarindan birisinde, cunku salonu dolduran cocuklar kafa utuluyor...

Canarino dedi ki...

Sen büyük, stratejik hata yapmışsın ama kardeşim. Ne yapıp edip, gerekirse salonda çirkinleşip :) sessiz ve ıssız bir matinede izlemek lazım animasyonları. Aksi halde "Eheoeleeyooey" diye çığrışan ufaklıklar her şeyi bitiriyor dediğin gibi.