TRT’nin verdigi filmler dublajli oldugundan, ("Fuck-Kahretsin" ikilisi gibi) vahsi bati kizilderili rituellerinden “Ugh!” olgusunu hep “Selam…” olarak duyduk televizyonda. Ne zaman ki okumayi soktuk ve "Resimli lan bunlar, daha eglenceli" diyerek cizgi romanlara saldirdik, iste o zaman daglarin taslarin “Ugh!” oldugunu gorduk, Manitu mulkiyetindeki ucsuz bucaksiz cayirlarda.
“Bu ugh yazildigi gibi mi soyleniyor acaba?” derken orjinal seslendirme yetisti imdadimiza ve “Hao” seklinde telaffuz edildigini ogrendik.
Gel zaman, git vakit, Kazakistan’a geldik. Santiye’de saskin saskin geziniyoruz. Birinin, yek digerine seslendigini ve seslenilenin “Hao” diye karsilik verdigini duyduk. “Sioux’larin bir kolu burada mi yoksa?” diye dusunecekken, “Ugh”un Kazak modelinin, bizdeki “Seslenilme Sonrasi Efendim”e tekabul ettigini ogrendik.
“Kizilderililer, Turkmus lan” geyi…, pardon savina, benden de bir katki olsun. Bizim atalar Orta Asya’dan goctuklerine gore ve diger bir kolun da ayni zamanda Amerika’ya dogru yol aldigi farzedilirse; dile dair bu tip gelenekleri surduremeyenlerin Anadolu Turkleri yani bizim kamu, surdurenlerin (Bkz. Ugh) ise Amerika Turkleri yani Kizilderililer oldugunu soyleyen cikabilir.
Tabii bunu ciddiyetle soyleyene rastlarsaniz, mekandan hizla uzaklasmak gerektigini de unutmamak gerek.
Harbiden Turklermis olm? Bi s.ktir git...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder