9 Ağustos 2008 Cumartesi

Meçhule Giden Bir Gemi : Fenerbahce Vapuru

Tevfik Fikret, "Sis" siirinde Istanbul icin "Ey bin kocadan arta kalan bive-i bakir" demis. Guzel demis. Bin kocali hurmuz oldugu halde, bu kadar guzel kalabilen ender sehirlerdendir Istanbul. Istanbul'u Istanbul yapan seyleri, ne buyuk ustadlar kitaplara sigdiramamislar, biz mabad oyumu kadar bloga mi sigdiracagiz?

Gidiyor iste birisi daha... Giden Fenerbahce Vapuru... Yahya Kemal'in meshur ve adami meyus eden siirini uzerine alinsa yeridir, emektar Fenerbahce...

Artik demir almak günü gelmisse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmus gibi sessizce alir yol;
Sallanmaz o kalkista ne mendil ne de bir kol.
Rihtimda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranli hayatin ne de son matemidir bu!
Dünyada sevilmis ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Kaptan Kosku ahsap olan son sehir hatlari vapuruna veda zamaniymis, 10 Ekim 2008.

Yenilikler, modernlesme, cagi yakalamak vb. olgular iyi hos ama kocaman bir tarihin gorkemli yadigarini jilet ruhsuzluguna indirgeyebilmek, kulturel bir degeri islik calarak cope atabilmek gunah degil mi?

Bizim de defaten katildigimiz Ada Seferlerinin cefakar vapuru, bu sonbaharda, Istanbul huznune yakisir bicimde son bir kez demir alacaksa eger, buralardan bir selam gondermek gerek...

Cok Yasa Fenerbahce...

Hiç yorum yok: