25 Ağustos 2008 Pazartesi

Hafıza-i Müessese Nisyan ile Malüldür

Soldan Saga : Didem Akin, Arzu Ozyigit, Forty Murat ve Serap Yucesir.

Arzu ve Serap Kaptanlar ile Forty Murat, catir catir ayri birakildilar camialarindan. Dogurunu, yanlisini tartisacak degiliz, zira kazanilan onca sampiyonluga ragmen bayrak adam cikarmakta zorlaniyorsak eger ve bayrak adamlik da bugun en ihtyac duyulan seylerden biriyse "Spor" olgusunun icerisinde, bu catirtilarin bizden goturdugu cok sey var, bariz olarak.

Resimdeki dorduncu isim, Didem Akin, Galatasaray menseili bir oyuncu. Galatasarayli oldugu da soylenir. Bizim gibi delilere sorsaniz "Yok mu kardesim, onun yaptigi isi yapacak bir Fenerbahceli"dir ekseri hissiyat ama bizim degil oyuncularin kendilerini nasil hissettigi muhim birazda.

Bu yonden ele alindiginda, Didem Akin'in iki sene once ani bir sekilde ve onu rencide edici ayrilis sureci takima sekte vurmustu. Gecmis icraatina bakildiginda, her ne kadar "Ah be abi! Yok mu bir Fenerbahceli?" hissi daim olsa da bugun yeniden goreve geldiginde faydali olacagi kesin, Didem Akin'in.

Sevincliyiz.

Ama sormadan da edemiyoruz, "Neydi kardesim bu kizin gunahi?" diye. Velev ki buyuk gunahti neden geri aliyorsunuz? Is ki onemsizdi neden gonderdiniz? Ha sanki cevap alacak miyiz? Yonetimimize yonelik "Kurumsallik da nasil kurumsallik" konulu sorular artik "Arabin Yalellisini" gecti ama cevap yok.

"Arkadasim, bekleme yapmayalim"

Hiç yorum yok: