2 Ağustos 2008 Cumartesi

Goddess of The Court

Cografi bakimdan kapi komsum Cin'de olimpiyatlarin baslamasina yakin "Kim? Nerede? Ne oynuyor" diye gezinirken, Zafer yukaridaki resmi gonderdi.

Cappie Pondexter

2007 ve 2008 sezonlarini takip eden bir Fenerbahcelinin hayati boyunca unutamayacagi bir oyuncu oldu CP.

Turkiye'nin Clarrisa Davis ile baslayan (en azindan benim yasimdakiler icin) "Takimi Tek Basina Sampiyon Yapabilme Yetisi"ne sahip oyuncular listesinde uzak ara bir numara oldu.

2007 sezonunda;
28 mac
29 dakika
15.9 sayi
3.9 ribaunt
3.1 asist
1.6 top calma
% 45.1 iki sayi
% 40.3 uc sayi
% 72.7 serbest atis

2008 sezonunda ise;
25 mac
31 dakika
17.4 sayi
3.9 ribaunt
4.0 asist
1.4 top calma
% 52.3 iki sayi
% 35.5 uc sayi
% 84.6 serbest atis istatistikleriyle oynadi.

Sadece takimi iki sene ust uste elini kolunu sallaya sallaya sampiyon yapan bu istatistikleri degil, onlarin yaninda cok degerli olan seyleri de vererek veda etti Cappie Fenerbahce'ye.

Sahadaki muazzam hallerinin yaninda, kenarda oldugu anlarda bir dakika bile yerine oturmadan devamli surette saha icini telkin etmesini unutmak mumkun degil.

2007 yilinda Avrupa'da son 8'e kaldigimiz Dexia maci sonrasinda sirilsiklam halde tribunlere kosup, elinde Fenerbahce bayragiyla dakikalarca bagirmasi akildan cikmaz.

Son kazandigimiz Turkiye Kupasi'ndan sonra ustunu basini cikarip deliler gibi sevinmesi de oyle.

Kendisine "Please don't go away. Say what you say. But say that you'll stay" yazan bir pankart actigimizda, gozlerinin dolmasini ve butun salonun kendisini alkislamasini da kimse unutamaz.

Beni buraya ugurlamak icin yapilan tekne gezisinde, bir konusma yapip "Size ihtiyacimiz var" dediginde "Ol de olelim Cappie reis" kivamindaydi herkes. Yukariya bogazi seyretmeye ciktigimizda, Saban'in elinden kaptigi Fenerbahce bayragini, yandan gecen gemilere gosterirken "Fenerbahce" diye bagirmasindan etkilenmeyen var miydi acaba?

O unutulmaz, bu unutulmaz derken yazi sekli boyle monoton, kelimeler ise kifayetsiz kaliyor boyle bir sporcuya. Zira gidisiyle bizi bu kadar kahirlara salan az sporcu oldu, bu alemde.

Ileride bir gun Fenerbahce'yi kendimizce anlatirken, Cappie Pondexter'a deginmeden gecmeyecegiz. Belki bu formanin 100 yillik tarihinde ender de olsa gordugu, ama bizim kusagimizin hemen hic sahit olmadigi bir yabanci sporcuydu Cappie. Takimina ve camiasinin hassasiyetlerine taraftarca bagliydi. Bu cesit bir yerli oyuncu kitligina bile kiran girdigi donemde esi bulunmazdi. Yolu acik olsun. Ozleyecegiz...

PS: Asagida Cappie'nin olimpiyatlardaki mac programi var. Forma cubuklu degil ama ne yapalim. Kader boyleymis...

Saturday, August 9
8:00 p.m.
USA - Czech Republic

Monday, August 11
8:00 p.m.
China – USA

Wednesday, August 13
10:15 p.m.
Mali – USA

Friday, August 15
8:00 p.m.
USA – Spain

Sunday, August 17
10:15 p.m.
New Zealand – USA

Hiç yorum yok: