8 Ocak 2011 Cumartesi

Taurasi, Modafinil, Daum, Kokain, Etik Metik



Size sürekli yalan söyleyen insanları ne yapıyorsunuz? Hayatınızda tutuyor musunuz?

Çok seviyorsanız, tedavisine uğraşıyorsunuzdur.

Ya da gözden çıkarılabilecek insanlar ise? Selametle...

Neyse... Şimdi beşeri vaziyetleri tartışmak değil işimiz.

Bir iki tane gazete kupürü koyalım dedim. Ucundan azıcık, geçmişten haberler...

24 Ekim 2010 tarihli Hürriyet gazetesinden bir haber mesela.

"Takımın başına Alman teknik direktör Daum'u getirecekleri yönünde çıkartılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını anlatan Yıldırım, ‘‘Daum, kokainden suçlanıyor. Bizim memlekete gelse içeri atarlar. Daum, değil F.Bahçe'nin başına Türkiye'ye bile gelemez’’ diye konuştu."

Bu olmadı mı? O zaman yukarıdaki resme bakın.

Olay "Şunu dedi, bunu yaptı, onu aldı, bunu sattı" olayı değil... Koskoca Fenerbahçe yönetiminin hemen her işi, "Bir ok attım kebap oldu"ya dönüşüyorsa, oturup düşünecek bir şeyler olmalı. Israrla söylüyorum; bugün ortaya çıkan manzara hiçbir şekilde Aziz Yıldırım'ın kabahati değil. Eğer ortada bir suçlu varsa bu, sırf makamından ötürü Aziz Yıldırım'ı pohpohlamaktan bıkmayanlardır.

Hadi dün, dünde kaldı. Ama bugün, Diana Taurasi olayında yazılan, çizilen, konuşulan, yapılan onca şeyin içerisinde iki yüz elli gram halden anlarlık, biraz da karışık empati ve diplomasi bilmeyen kadroları "hemen" kulüpten uzaklaştırmalı Aziz Yıldırım. "Dün dündür, bugün bugündür" kafasıyla sadece kitlenin fitilini ateşlersiniz. Yaşadığınız memleketin tarihi de mi ders vermiyor size?

Hiç yorum yok: