Malum olduğu üzere, Deniz Seki'nin uyuşturucu ile ilgili hapis süreci "Deniz olarak girdim, okyanus olarak çıktım" şeklindeki özlü söz ile kapanmıştı..Tabii "Usta mal çok sağlammış. Beton gibi oldu kafam" vb. keyif kelamları evde kapalı kapılar ardında, mağdur felsefesi ise kamuoyuna karşı yapılacak, bunda tuhaf bir şey yok. Ne de olsa hafıza-ı beşer, her daim şaşar, Türkiye de ara sıra olur olmaz insanlarla gurur duyar (!)
Neyse efendim, yine malum, aynı camianın dejenerasyonuna baka baka kararan ya da kararmaya eskiden beri teşne olan bir diğer üzüm, pardon isim ise Yiğit Karaahmet olmuştu geçenlerde. Zehri içeriye tıktığı burnundan tuttukları gibi mapus damına koyuverdiler onu da. Arkasından gözyaşı döken falan yokmuş, anlaşıldığı kadarıyla. Bugün gazeteci, yazar, sanatçı namlarıyla maruf, alemin çok yönlülerinden Ayşe Özyılmazel, buna değinmiş. Kendince haklı gerekçelerini de sıralamış ardından. Pek ala, pek güzel, pek anlaşılır olmuş. Lakin bir cümle var ki şöyle:
"Bir kere Deniz Seki gibi iyi kalpli, güzel ruhlu bir insanla Yiğit'i kıyaslamasak iyi ederiz"
Belki de ben yazıyı neticemden anlıyorumdur ama hala daha bir Deniz Seki'yi sevimli gösterme çabasıdır gidiyor alemlerde. "Biz de çekip, yakalanırsak onun haline düşeriz maazallah. Komşuya derken bize olmasın" hali midir? Tanış olmaktan mütevellit "Yazıktır, kıyamam" vaziyeti midir? Allah bilir.
Fakat bu mütefekkir insanlara sorulması gereken bir soru var.
Normal şartlar altında, normal bir vatandaşın, uyuşturucu kullanırken ya da satarken yakalanıp, hüküm giymesinin ardından hayatı kararırken; adına "sanatçı" denen ve bu sıfatı hak edip, etmediğini sabaha kadar tartışabileceğimiz insanların, aynı süreci reklama çevirip, bundan maksimum fayda sağlamasına verilen olağanüstü desteği hangi vicdan ile değerlendireceğiz?
Uyuşturucu karşıtı kampanyalarda görev almayı bırakın, uyuşturucu ile ilgili soruları bile "Duymamış olayım" diye geçiştiren ve "Ah canıııım, o günleri hatırlamak istemiyor tabii" diye bu hareketi anlayışla karşılanan insanlar mı kamu oyuna mal olmuş sanatçı havası atacaklar? Olmayacak iş değil ya, yarın bir gün "Uyuşturucu kullandı ama pek iyi kalplidir, pek temiz ruhludur Deniz. Devlet sanatçısı olsun mu?" bile dense şaşırmam.
Uyuşturucu aşağılık bir suçun cezası her zaman bellidir. Bu ceza kanun koyucu tarafından uygulanır ama destekçiler de takibini yapar. Başta medya olmak üzere, toplumun her dinamiği bu lanet şeyi özendirmekten kaçınmalıdır. Hapisteki diğer suçluların eksiği, medyada tanıdıkları olmaması mıdır?
Gerçi ne konuşuyoruz? Kendi içindeki en değerli isimlerden birini öldürmüş katilin götüne muhabir ve kameraman ordusu takan bir medyadan her şey beklenir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder