12 Mayıs 2009 Salı

Bir Didi Geçti

12 Mayıs 2001'de gazetelerde sarı-lacivert ve siyah bir haber:
"Didi vefat etti"

İçimin cız ettiğini ve "Didi kim ya?" diyen mahalle arkadaşlarıma hışımla baktığımı hatırlarım; "O nasıl soru lan?" diye fırçayı basarak.

Bizim kuşak, onun zamanlarına yetişemedi. "Burası neresi? Neden ben başaşağı duruyorum?" diyerek gözümüzü açtığımızda, Didi'den ve Didi'li Fenerbahçe'den geriye kalan hoş bir sada idi sadece ama "akil baliğ olur olmaz" ve "kulaklarımız Fenerbahçe ile ilgili her şeyi toplamaya başlar başlamaz"dan bugüne dek, aralıksız duyduğumuz isimlerden oldu Didi.
"Bir başkaydı o" dedi ağabeylerimiz, amcalarımız.

Gazetenin arka sayfasında yarım sayfayı kaplayacak büyüklükte harflerle "Fenerbahçe Şampiyon" yazısını görüp de içi içine sığan adam kendine Fenerbahçeli demezdi o zamanlarda. Dile kolay Didi iki kez, hem de üst üste mimarı olmuştu o güzellik binasının.

"Didi kimdir, ne yapmıştır, ne etmiştir?" sorusunun cevabı şurada uzun uzun yazıyor.

Fenerbahçe'de yapıp ettiklerine gelince; o da arşivlerde, kitaplarda mevcut. Ama kesin olan bir şey var ki;
"Didi ne eylemişse, güzel eylemişti ve Fenerbahçe'yi çok sevmişti"

Nur içinde yat üstad...

Hiç yorum yok: