
"Bir Hayao Miyazaki filmi" diyip, gerisini getirmesek de olur belki. Zira Japon Walt Disney olarak bilinen ustadin filmleri, kendilerini anlatir, kelimeleri kifayetsiz kIlar. Ve Walt Baba'nin anisina saygisizlik olmasin ama, kendisiyle tanistigimizdan bu yana, cok daha vurucu gelir bize filmleri.
"Mimi wo Sumaseba" yani "Whisper Of The Heart" da boyle, anlatilmasina gerek olmayan ve hatta anlatilmasa daha iyi olacak bir film aslinda. Anime olayina "Hadi oradan" diye bakanlara bile, degme benzeri filmlerinden daha fazla tat verecek bir yapim. Aoi Hiiragi tarafindan 1989'da manga olarak yayinlanan, Shizuku Tsukishima'nin macerasi 1995'de Studio Ghibli'de sinemaya tasinmis. Ingilizce dublajsiz, orjinal seklini bulabilmek Kazakistan'da kismet oldu ve methini cok duydugumuz filmi izleyebildik nihayet.
Film, John Denver'in "Country Road" sarkisini, Grease'deki rolu ile maruf Olivia Newton-John'un icrasiyla baslayarak, daha bastan tempo tutturuyor insana.
Almost heaven, West Virginia
Blue Ridge Mountains
Shenandoah River
Life is old there
Older than the trees
Younger than the mountains
Growin like a breeze
Country roads, take me home
To the place I belong
West Virginia, Mountain Momma
Take me home, country roads
All my memories gathered round her
Miners lady, stranger to blue water
Dark and dusty, painted on the sky
Misty taste of moonshine
Teardrops in my eye
Country roads, take me home
To the place I belong
West Virginia, Mountain momma
Take me home, country roads
Miyazaki filmlerinin goze en cok batan ozelliklerinden birisi, filmin acilisindan "Credits"in sonuna kadar, bir seyler olabilme ihtimali. "Bitti lan iste, kapa da televizyon seyredelim" diyenlere "Hasbinallah" bakisi esliginde "Bi dur be kardesim. Civciv cikar, kus cikar" dediginizde haksiz cikmayacaginiz kesindir, hemen her seferinde. Mesela bu filmin baslangicinda balkondan bakan Hulusi Kentmen muadili amca ve tek kulagi mor, tombul kediden "Bunlar onemli sahislar" sinyali aliyoruz. Keza sonunda isimler akarken de ana karakterin yancisina dair bir vuslata sahit oluyoruz.
Bu konuda, oturup da belgesellerce bilgi toplamis degiliz ama Japon cekirdek aile yasaminin, bizim orta direk diye tabir ettigimiz kesimine denk gelen cizgisini de, evler ve insanlar acisindan cok guzel anlatiyor film.
Aslinda konu, ortaokul cagindaki, kitap asigi bir kizin hayatinin duygusal anlamda vaziyetleri... Kutuphaneden aldigi kitaplari kendisinden once hep ayni kisinin okudugunu, kutuphane kartlarindan anlayan ve bu vatandasin kim oldugunu cok merak eden Shizuku'nun bu cocukla tanismasi, Moon sayesinde olur. Alice'in "Gec kaldim" diye deliren tavsaninin yerini, burada Moon yani, bizim tembel kedi almis. Aslinda baglanmayi sevmeyen, ozgurlukcu tavrindan oturu kendisinin bir suru ismi var. Trende kendi kendine yolculuk edebilen ve durmadan havlayan bir kopegin hemen yukarisinda "Havlarsan Ekim'e, havlamazsan ...... kadar" vurdumduymazligiyla takilabilen bu arkadasi takip eden Shizuku, kendini bir antikaci dukkaninda bulr. Baron Humbert von Jikkingen ismindeki etkileyici kedi figurune ve saat 12'yi vurdugunda mekanik aksamiyla, Dwarf Krali ile Peri Prensesi'nin imkansiz askini canlandiran eski bir saate bayilan kizimiz, ara ara dukkana ugramaya baslar ve merak ettigi vatandasin, yani Amasawa Seiji'nin, dukkan sahibi Japon Hulusi Kentmen'in torunu oldugunu ogrenir.
"Akabinde olaylar gelisir" kalibiyla anlatmayi bitirelim.
Hasili, Dwarf Krali'nin aski, Baron'un aski, dukkan sahibinin aski, Yuko'nun aski, Sugimura'nin aski, Shizuku'nun aski derken, onu, arkasi, sagi, solu asktan gecilmeyen bir film gibi dursa da "Mucevheri tasin icerisinden isleyerek cikarbilirsin. Aksi halde, her zaman basit bir tas olarak kalir" temasiyla ideallerinin pesinden kosmanin onemine de dokunduran film, insana oldukca dokunuyor ama bittiginde Tokyo havalisinden bir tatli huzur almaya gittiginizi hissediyorsunuz.
Izlenmeli, izletilmeli. Mumkunse Japoncasi tercih edilmeli.
2 yorum:
muthistir cidden... ama dublajlisi hic cekilmiyor.kati surette japoncasi tercih edilmeli...
Bu sabah izledim DVD'den. Proje ile ilgili internette araştırma yaparken de bu blog'a rastladım. Aslında asıl araştıma konum Country Road'un gitar notalarıydı. Odamda tıngırdatırım diye düşünmüştüm. Blog yazısı genel olarak çizgi filmi çok iyi yansıtmış ancak Hıncal Uluç misali herkes ne yazarsa ben onun tersini yazarım gibi olacak affedin zira ben Anime'leri İngilizce veya varsa Türkçe seyretmeyi tercih ediyorum. Japonca bilmediğim için alt yazı okuyacağım diye o güzelim sahneleri düzgün izleyemiyorum. Oysa ingilizce veya Türkçe olursa rahat rahat izleyebiliyor, detayları kaçırmıyorum. Size katılmadığım bir konu da bu DUBLAJ meselesi. Arkadaşlar orjinali Japonca diye bir şey olamaz çünkü karekterler zaten yaşayan varlıklar değil ki hahaha insan olsalar hadi dublaj yaptın diyeceğima ama çizgi filmde nası seslendirirsen öyle izlenir işte DUBLAJ demekte neyin nesi:D Bunu Animasyon bölümünde okuyan veya çizgi filmlerle ilgili bir çok arkadaşımla tartışmışızdır saatlerce :)
Yorum Gönder